30 Haziran 2012 Cumartesi

YALNIZLIK (Kendi sesimden dinleyin)


Kıymetli okurlarım, dinleyicilerim... Yine ve yeni bir şiir seslendirmesi ile karşınızdayım. 11 Haziran 2012 tarihinde mısralara döktüğüm "Dört Duvar" isimli bir şiir yazmıştım. Bu şiirimi YALNIZLIK ismi ile seslendirdim. Seslendirmeye ek olarak aşağıdaki nesrimsi satırları ilave ettim. Umarım beğenirsiniz.

25 Haziran 2012 Pazartesi

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası #2

İzlenimlerin ve Yorumlarım #2
Çeyrek final karşılaşmalarını geride bıraktık. Bazen seyir zevki yüksek maçlara şahit olduk bazende bitse de gitsek dediğimiz anlar yaşadık. Ama şöyle bir gerçek var ki eski dünya takımlarının hakimiyeti bitmekte... Bir zamanlar dünya kupasını kaldıran Fransa bugünlerde oturmamış ve takım olgusunun gerekliliklerini yerine getirememiş oyuncular ile maç kaybetmeye mahkum olarak sahaya çıkıyorlar.

23 Haziran 2012 Cumartesi

Anadolu Kıtası'nın 16. sayısı çıktı

 Merhaba kıymetli okuyucularım,
11 Haziran 2012 tarihinde 15. sayısını çıkarmış olduğum Anadolu Kıtası'nın 16. sayısı ile karşınızdayım. Bu haftada yine kültür ve fikir ekseninde yazılar okuyacaksınız.

Haftanın Konusu: GÖKTÜRK KAĞANLIĞI
  • Birinci Göktürk Kağanlığı
    • Doğu Göktürk Kağanlığı
    • Batı Göktürk Kağanlığı
  • İkinci Göktürk Kağanlığı

22 Haziran 2012 Cuma

Kâtib-i Aşk (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: ea
Kâtib-i Aşk
Aşk, ateşi gül bahçesi sanmakmış.
Sen gül bahçemi ateş eyledin...

Gözlerindir yakan gönül bağımı,
Bülbüldüm gülümden firak eyledim.

Aşk, her sonda sonsuzu bulmakmış.
Sen her başlangıcı son eyledin...

Gözleri ahu için ömrümün baharını,
Güneşin uğramadığı kış eyledim.

Aşk, canan uğruna can vermekmiş.
Sen bana ölümü canan eyledin...

Önceleri aşk nedir bilmezdim ama.
Ben şimdi hasretini yar eyledim.

19 Haziran 2012 Salı

Benim Yalnızlığım Doğuştan (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: Serbest
Benim Yalnızlığım Doğuştan
Yalnızlığım sonradan değil,
Doğduğum günden bu güne tek başıma...
Bir omuz aramaktayım,
Başımı yaslayabileceğim bir omuz...
Gözyaşlarımı silebilecek bir el,
Ara sıra saçlarımı da okşasa...
Bir ses olsun hayatıma,
Mutluluk şarkıları söyleyen bir ses...
İsmimi de söylesin,
Kimsenin ağzına almadığı ismimi.

Ilık nefesi ısıtsın beni,
Kulağımla kalp atışlarını dinleyeyim.
Gecenin karanlığında gözlerini,
Benim yıldızım diye seyredeyim.
O da benim gibi olsun.
Yalnız, yapayalnız, tek başına.

18 Haziran 2012 Pazartesi

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası #1

İzlenimlerin ve Yorumlarım #1

Futbola az çok ilgi duyan birisiyim. Bu sebepl ile 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı büyük bir keyif ile takip etmekteyim. Şu sıcak yaz günlerinde, akşam serinliği ile beraber biraz çerez ve soğuk içeçecek ile takip ettiğim turnuva hakkında ilk izlenimlerimi ve yorumlarımı paylaşmak istiyorum. Bazen sıkıcı ve yavaş tempolu -mutlak savunma anlayışında- takımların maçları olsa da genel itibari ile seyir zevki yüksek karşılaşmalar izledik.

15 Haziran 2012 Cuma

Hava sıcaklığı dayanılmaz bir hal aldı

Sivas'ın soğuğu da sıcağı da ayrı bir dert olsa da, güzel şehir. Lakin bu kez daha sitemkârım. Hava sıcaklığı gün geçtikçe artıyor. İş o hale geldi ki günlük programımı dahi aksatır oldu. Sabah on buçuktan sonra ısınan hava öğle ve öğleden sonra insanı boğucu bir etki bırakıyor. Buna birde kısmen nem de tesir edince güneş, insanı eritiyor. Misal, sabah yol kenarına bir adet tavuk yumurtası bıraksanız akşama kadar çok pişmiş bir halde geri alabilirsiniz.

Isınan hava yeni bir sorunu da beraberinde getirdi. Dizüstü bilgisayarım ısı sorunu yaşıyor. Bende çareyi bir notebook soğutucusu temin etmekte buldum. Kaliteli bir soğutma sistemi satın alarak sistemin ısısını 30 dereceye kadar düşürmeyi başardım. Hem bu sayde pil yeterlilik seviyesini de artırmış oldum. Şimdilik bu kadar. Serin günler dilerim :)

11 Haziran 2012 Pazartesi

Anadolu Kıtası'nın 15. sayısı çıktı

Merhaba kıymetli okuyucularım,
2 Haziran 2012 tarihinde 14. sayısını çıkarmış olduğum Anadolu Kıtası'nın 15. sayısı ile karşınızdayım. Bu haftada yine kültür ve fikir ekseninde yazılar okuyacaksınız.

Haftanın Konusu: II. ABDULHAMİD HAN
  • Giriş
Tahta Çıkışı ve Birinci Meşrutiyet
  • Siyasi Olaylar
93 Harbi
Toprakları Elde Tutma Dönemi
Tedbir Dönemi

Necip Fazıl konulu sempozyumdaydım

Geçtiğimiz Pazar (20 Haziran 2012) –şu yazımda bildirdiğim üzere- Necip Fazıl Sempozyumuna katıldım. Alanında yetkin şahsiyetlerin iştirak ettiği bu sempozyumdan son derece istifade ettim. İki oturumdan oluşan bir sempozyum idi. İlk oturumda Üstat Necip Fazıl’ın sanatı ve sanat hayatı üzerine ve dergicilik hayatı üzerine bilgiler verildi. Milli şairimiz Mehmet Akif’in “Asım’ın Nesli” mefkûresinden Üstat Necip Fazıl’ın “Büyük Doğu” idealine ve nihayet Sezai Karakoç’un “Diriliş” ine kadar İslam davamızın aksiyoner temellerini oluşturan katmanlar detaylıca tetkik edilip dinleyici kitlesine aktarıldı.

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin tertip ettiği bu etkinliğe katılım oldukça yüksekti. Adeta salonun duvarlarını çatlatacak derecede mahşeri bir kalabalık vardı. İki saat süren birinci oturum bittikten sonra ikinci oturuma geçildi. Bu arada oturumlar arasında on beş dakikalık bir çay molası verildi. İkinci oturumda eksilen birkaç koltuk sayısı olsa de sempozyumun atmosferi bozulmadı. Zannediyorum ilk oturumdan sonra etkinliğin bittiğini düşündüler.

Dört Duvar (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eaea
Dört Duvar
Yalnızlığım sığmıyor bu dört duvara,
Titrek mum alevinde gölgemi izliyorum.
Gözsüz, kulaksız, dilsiz ve soğuk... kapkara,
Titrek mum alevinde bir surat arıyorum.

Görmesin, duymasın, konuşmasın razıyım.
Yeter ki ılık nefesini hissedeyim...
Bir omuzda sükutun nabzını duyayım,
Yeter ki yalnız, tek başıma ölmeyeyim.

Ne dost ne sevgili! Duvardaki gölgemmiş,
Beni bir an yalnız bırakmayan karaltı.
Sönen mum ile onunda ömrü bitermiş,
Vakti geldi, ata yurdum benim yeraltı.

Neler geçti şu gözlerimin önünden.
Giderken bir mahşer yeriydi o dört duvar,
Geçmişin öcünü almak niye bugünden,
Yalnızlığıma bir mezardı o dört duvar.

7 Haziran 2012 Perşembe

TDED Sivas Şubesinde Necip Fazıl Sempozyumu

Merhaba kıymetli okurlarım...

Türkiye Dil ve Edebiyatı Derneği Sivas Şubesi tarafından tertip edilecek bir sempozyumdan bahsetmek istiyorum...  Sempozyumun konusu büyük fikir, sanat ve aksiyon adamı Üstad Necip Fazıl Kısakürek...

Sempozyumun künyesini paylaşmak isterim.

Sempozyumun Adı: Necip Fazıl Sempozyumu
Yer: Atatürk Kültür Merkezi
Tarih ve Saat: 10 Haziran 2012 14:00
Sempozyum Program:
   1. OTURUM
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Recep Toparlı

Prof. Dr. Hüseyin Akkaya -Necip Fazıl şiirinde kelime değişimleri-

6 Haziran 2012 Çarşamba

Nur Harmanı (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: 13
Düzem: eeeaa
Nur Harmanı
Yağmursuz bulutlar sardı dört bir yanımı,
Çekiliyor ruhum, O içtikçe kanımı...
Bir isme rastlıyorum ararken adımı...

Sesler duymaktayım tabutlar arasından,
Hırıltılar gelmekte toprağın altından.

İsmimi sayıklıyor isimsiz bir tabut,
Başka kalplerin yolcusu yağmursuz bulut,
Korku, umutsuzluk diyarında bir umut...

Yapayalnızım karanlığım kucağında,
Ruhuma can katacak aşk, nur ocağında.

5 Haziran 2012 Salı

Rollerimizi bizler seçeriz

Herkesi yaşadığı -iyi veya kötü- bir hayat vardır. Herkesin kendisi için seçtiği bir rol... Bu noktada kaza-kader meselesine girmeyeceğim. Zira insanlar hatalarını veya sevaplarını bilerek - isteyerek işlemektedirler. Şimdi bir şey denemek istiyorum. Biraz önce dedik ya; herkesin kendisi için seçtiği bir rol vardır ve o rolü oynarlar.

Şimdi roller... Misalen, benim yaşamak için seçtiğim rol şöyle: Hayatın anlamını kulluk idrakında bulan, ve O'nun karşısında küçüklüğümü anlayınca büyümeye başlayan ve bu büyüme yolculuğunda kelimeler ile yoldaşlık yapan, ilerde belki de Anadolu'mun ücra bir kasabasında bir ilkokul sınıfında kendisini gören bir karakter...

Şimdi bir başkasını tahayyül edelim. Mesela bir tüccar. Uzak Asya'dan aldığı tekstil ürünlerini Anadolu pazarında satsın.

2 Haziran 2012 Cumartesi

NUN - edebiyat, kültür ve sanat dergisi


Merhaba kıymetli okurlarım. Finallerimin bitmesi ile -söz verdiğim gibi- yazı işlerime hız kazandırdım. Bu arada iki ay önce edebiyat ateşinde eritip sanat kalıbında dondurduğumuz Nun Dergi'mizin 2. sayısı yayınlandı. Ücretsiz olarak dağıtımını yaptığımız dergimizin 2. sayısı 1. sayısına nazaran daha iyi - daha kaliteli oldu. İlk sayıda yaptığımız hataları ve acemilikleri, okurlarımızdan gelen reaksiyonlar doğrultusunda farkedip, ikinci sayımızda bu hataları tekrarlamadık.

Anadolu Kıtası'nın 14. sayısı çıktı

Merhaba kıymetli okuyucularım,
15 Mayıs 2012 tarihinde 13. sayısını çıkarmış olduğum Anadolu Kıtası'nın 14. sayısı ile karşınızdayım. Bu haftada yine kültür ve fikir ekseninde yazılar okuyacaksınız. Bu sayıya özel olarak hazırladığım bir bölüm daha var. Aylar süren bir zahmetin neticesinde bir araya getirebildiğim Üstad Necip Fazıl'ın fotoğraflarının bir bölümünü yayınlıyorum.

Haftanın Konusu: NECİP FAZIL KISAKÜREK
  • Çocukluk ve Gençlik Yılları
  • Sanat Hayatının I. Devresi
  • Sanat Hayatının II. Devresi
  • Aksiyon Hayatı

Türkiye'nin Manzarası (İnceleme)

Geçen haftalarda, İstasyon Caddesi'nin köşesine konuşlanmış Diyanet Vakfı Kitabevi'nden yeni bir kitap aldım. Kitabın ismi ise Türkiye'nin Manzarası... Sanrımı kitabın yazarını tahmin etmişsinizdir. Büyük fikir, sanat ve aksiyon adamı Üstad Necip Fazıl Kısakürek...

1960 sonrasının karanlık dönemlerine dönemlerine dair pek çok konuda müstesna fikirlerini, görüşlerini ve Türkiye'nin selameti adına endişelerini dile getirdiği bu eserde göreceğiz ki bu topraklar üzerinde gerek iç mihraklarca gerek ise dış mihraklarca türlü oyunlar oynanmış ve oynanmaya da devam ediyor. Üstad eserinde birçok mefhum ve hadise üzerine, darbe ertesi gelişen toplum anlaşını, fert-cemiyet-devlet ilişkilerinin yeniden tesisinde basın organlarına verilen vazifeyi, iktisadi vaziyetimizi ve nihayetinde Cumhuriyetin 50. yılında gelinen noktadan başımızı yukarı kaldırarak Osmanlı'ya duyulan özlemi satırlara aktarmıştır.

Bu kıymetli eseri okurken not defterime aldığım, başucu cümlelerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu cümleleri iyi idrak etmek gerekir. Kitabın mahiyetini ancak bu şekilde anlayabiliriz.