23 Nisan 2012 Pazartesi

Gök Medrese: Sivas'ta kaybolan bir tarih

Esas ismi Sahibiye Medresesi olan "Gök Medrese" yaşadığım Sivas şehrinin sembollerinden birisidir. Anadolu Selçuklu döneminde inşa edilen bu muhteşem yapı, 1271 yılında Sahip Ata Fahrettin Ali  tarafından Mimar Kaluytan'a yaptırılmıştır. Çifte minareli taç kapısı, ve kapının üzerindeki süslemeler, yapının en görkemli bölümüdür. Süslemelerde 12 tür hayvan başı, yıldız, ve hayat ağacı motifleri kullanılmıştır. Duvarları yontma kalker taşından yapılan medresenin minareleri 25 metre uzunluğundadır. Bu muhteşem eserin iç yapısı ise muazzam bir mimari örneğidir.

13. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar ayakta kalabilmeyi başarmış ve 8 asırdır minareleri gökyüzünü soluyan Gök Medrese, günümüzde büyük bir felaket ile karşı karşıyadır. 2007 yılının bahar mevsiminde başlanan restorasyon çalışmaları 2012 yılına gelmemize rağmen bir türlü bitmedi. 2007 yılında en fazla 15 ay sürer dediğimiz yenileme çalışmalarında büyük bir muamma söz konusu. Dün  Dış İşleri Bakanımız olan Sn. Ahmet Davutoğlu'yu Gök Medrese'yi ziyaret ederken gördüm. Gök Medrese'nin avlusunda kalabalık eşliğinde mimariyi inceliyordu. Sn. bakan 5 yıldır bitmeyen restorasyon çalışmalarından haberdardır sanırım...

Restorasyon projesinin bir adımı olarak Gök Medrese'nin etrafına yaklaşık 3 metre yüksekliğinde kalın duvarlar örüldü. Bu sayede Gök Medrese'nin mimari şahsiyeti, insanı kendisine hayran bırakan sanat harikası işlemeleri bir nebze olsun kapatıldı. Gök Medrese gibi bir harikanın etrafına bu denli çirkin ve kaba duvarlar inşa etmekte ki maksat nedir, merak ediyorum. Daha öncede etrafı tahta kalaslar ile sarılmıştı. Gök Medrese'nin bu görüntüsü Sivas şehrinin terkedilmişliğini, sahipsizliğini göstermektedir.

Amerikalı yazar Katherine Branning vaktiyle Gök Medrese'yi ziyaret etti. Bu ziyaretinden sonra şu sözleri söyledi:
΄΄Bu anlamda Sivas΄taki Gök Medreseyi görmem bana bu değişik kültürü tanıma kapısını açtı. İslam sanatı okumam çok da tuhaf değildi aslında, tabii Amerika΄da o dönemde İslam sanatı fazla bilinmiyordu ama ben Paris΄teydim. Fransızlar΄ın bu sanata saygılı bir anlayışları ve gelenekleri var. Fransız arkeologlar pek çok İslam ülkesinde kazılar yapıyorlar ve Fransız kültüründe İslami kültüre yönelik büyük bir takdir var.΄΄
Yabancıların dahi mimari güzelliği karşısında ağızları açık olarak seyrine daldığı bu yapının geçen yıllar boyunca kayboluyor.

Esas soru ise şu; restorasyon neden bitmiyor?

Bahsini yaptım. Tam beş yıl oldu. Yeterli maddi kaynak mı yok, işin ehli olan kişi sayısı mı yetersiz... Türkiye'de restorasyonu beş yıldır bitirelemeyen bir tarihi yapı gösteremezsiniz -Gök Medrese dışında-. Memleketin bütün illerinde her şey bir anda yapılıverirken, iş Sivas'a geldiğinde neden yavaşlıyorlar? Bu restorasyon çalışmalarının bir an önce bitmesini temenni ediyorum.

2 yorum:

  1. güzel bir konuya değinmişsin kardeşim.tüm tarihlerimizi korumalıyız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıymetli yorumun için teşekkür ederim aziz kardeşim...

      Sil