10 Mart 2012 Cumartesi

Sosyalizmin arayıpta bulamadığı mâna iftar çadırlarındadır

Plastik bir zemin üzerine bina edilen ve manevi iklimden yoksun olarak arşa yükselmeye çalışan sosyalizmin arayıpta bulamadığı kurtuluş sırrı iftar çadırlarımızda saklıdır. Ben sosyalizmi bir içtimai sistem olarak görmem. Zira benim nazarımda sosyalizm komünizme giden kanlı yolu sevimli göstermeye çalışan bir çerçevedir. Halbu ki çerçeveyi izlemeyi bırakıpta resme baktığımızda 20. yüzyılı kana bulayan sistemi göreceğiz. Esas konumuza dönecek olursak sosyalizmin temelini atanlar halk nazarında yankı bulan "adalet, eşitlik, özgürlük, denk olma..." gibi ifadeleri harç olarak kullanmaya çalışırlar. Ancak 20. yüzyılın bütün buhranlarına rağmen bir türlü yönünü bulamayan ve kurtuluşunu arayan batılının kafasında formüle ettiği ancak manevi iklimden uzak olan sosyalizm şekillenir.

20. yüzyıl boyunca diktatör liderlerin yönetime çıkış maceralarına baktığımızda ise halka sosyalizm damarından sihirli iksiri verip daha sonra sosyalizmi eşik olarak kullanarak komünizme geçmişlerdir. O halde sosyalizm onların nazarında amaç değil araçtır. Buradan hareketle şu karara varabiliriz: Sosyalizme bel bağlayanların tekerlemelerinde sıkça kullandıkğı kardeşlik, adalet, özgürlük vs gibi kavramlarda komünizme giden kanlı yolu sevimli göstermeye yarayan birer aldatmacadır.

İşte sosyalizmin arayıpta bulamadığı bu oluş sırrı bizim inancımızda mevcuttur. Bizler her ramazan ayında bu dünyanın faniliğinden sıyrılıp özümüzü Allah'a teslim ederiz. Allah rızası için nefes alır Allah rızası için nefes veririz. Ramazan ayının bütün bir yılı tesiri altına alması manevi birliğimizi kuvvetlendirir. Bu mübarek ayda kardeşlik bağlarımız sağlamlaşır. Her fert diğer ferdin hakkını korur gözetir ve ekmeğini paylaşır. Ramazan ayında yetimin hakkı verilir, öksüzün başı okşanır. İftar çadırlarında aynı çorbayı kaşıklarız ve aynı ekmeği paylaşır aynı suyu yudumlarız. Aramızda hiçbir fark yoktur. Allah'a karşı kulluk vazifemizin derdi ile sohbetlerimizde siyaset konuşmayız. Bu sayede aramızdaki görüş ayrılıklarıda ortadan kalkar ve birlik beraberlik bağlarımız güçlenir.

Son söz...
Kıymetli kardeşlerim, görüyoruz ki sonu izm eki ile biten bütün fikir akımlarının muhtaç olduğu mana asli hakikati ile birlikte İslam'da mevcuttur. Bizlerin herhangi bir ideolojiye bağlanmak için sağa veya sola bakınmasına ihtiyaç yoktur, bizim esas ideolocyamız İslam'da saklıdır. Vesselam...

2 yorum:

  1. Seyyid Kutub vari bir yazı olmuş... Tebrikler... Üstad der ya bütün "-izm" ler İslamda'dır...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devamında da şöyle der: İslam hiç birşeyin mahiyetine girmez, tüm fikriyatları (sosyalizm, faşizim, kapitalizm...) hak ve adalet havuzunda yıkadıktan sonra mahiyetine alır.

      Sil