25 Mart 2012 Pazar

Durum raporu-13

Nasıl geldi geçti, farkına varmadık,
Kar Sivas'tan kalktı biz uyanamadık.
Mevsim kış olur, yazı özlerdik ama,
Vakit gülleri derme vaktidir, arkadaş...

12. bölümü kış mevsime girerken (21 Ekim 2011) yazmıştım. Aşağı yukarı beş ay olmuş... Neyse, nevruz bayramını geride bıraktık. Ne garip :) Yaza girerken kışa hasretlik çekiyoruz kışa girerken yaza hasretlik çekiyoruz. Mevsimlerin güzelliğini yaşayamadan aylar mevsime vuruyor, mevsimler yıla. Şimdi bahar geldi. Mevsim gülleri derme mevsimidir. Doğada renk renk çiçeğin büyüsüne, kokusuna, bülbülün figanına dalma mevsimidir. Bari hiç olmazsa baharı doya doya yaşayalım.

Ne mümkün...
7 Nisan'da başlayacak olan vizelerimin peşine bir ay sonra finaller ekleniyor. Tam bahara eriştik, caddelerde kuşları selamlama zamanı derken vizeler ve finaller yine bastırıyor.

Şu sıralar, hayatımın rutin programından sıkıldım. Günümün akışı şöyle;
Saat 7 gibi mutlaka uyanırım. Sonra yarım saat gazete veya kitap okurum. Peşinden üniversiteye giderim. Akşam beş gibi tekrar merkeze dönerim. Şiir saati, yazı işleri derken saat 8 olur. NTV'de haberleri izlerim. Blogları okurum. Anadolu Kıtası için içerik bakarım. Okuduğum bir kitap varsa onu okumaya devam ederim. Sonra puslu rüyalar :)

İmkanım olsa idi, 24-25-26-27 Mayısta İstanbul'a gelmeyi planlıyordum. Ancak o tarihlerde vizelerim olduğundan pek mümkün değil. Üstad Necip Fazıl'ın kabri başındaki anma törenine ve O'nun aziz hatırası için yapılan etkinliklere katılmayı çok isterdim. Şimdilik bu kadar. Selametle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder