2 Şubat 2012 Perşembe

Yeniden insan olabiliriz...

Büyütmek için resme tıklayın.
Bu fotoğraf karşısında çok şey denilebilir. Sözün bittiği yer değil, esas kelamın başladığı yerdir bu fotoğraf karesi...

İnsan... İrade sahibi, mukaddes emaetin biricik emanetçisi ve doğadaki herşey onun hizmetine verilen yegane canlı. İnsanı insan yapan değer nedir? Güzel ahlak sahibi olmak insanı insan yapar. Güzel ahlak sahibi insanın kalbinde merhabet, kararlarında adalet ve vicdan vasıfları vardır. Güzel ahlaklı insan "yaratılanı yaratandan ötürü sever." ve yetimin, mazlumun, kimsesizin hakkını müdafaa eder. Ne yazık ki insanı insan yapan bu vasıflarımız her geçen gün birer birer erimekte, erimeyen değerlerimiz ise pörsütülmektedir. Yazımın hemen başında paylaştığım fotoğraf karesine iyi bakmanızı istiyorum.

Sol tarafta belki arkadaşı, belki eşi bir arabanın altında kalmış ve can çekişmekte olan bir köpek... Ve bu can çekişen köpeğin hemen başında onun için üzülmekte olan ve gözyaşı döken, çaresizce caan vermesini bekleyen bir başka köpek. Hayvanların kalplerinde muhafaza edilen bir merhamet duygusu. O hayvan ki birbirinin hakkına tecavüz etmiyor, birbirinin yiyeceğini çalmıyor ve kendi türünü öldürmüyor. O hayvan ki kalbinde kendi türüne karşı şefkatli ve merhametli.

Sağ tarafa çevirelim gözlerimizi. Acı bir hadise cereyan etmiş. Belki 10 yaşlarında bir erkek çocuğu. Görüleceği üzere bir kamyonetin altında kalmış. Biraz önceki olaya çok benziyor değil mi? Ama bu iki hadise arasındaki farkları görünce insanlığımdan  utanıyorum. Kamyonetin tekerlekleri altında ezilen çocuk yolun ortasında yaralı bir şekilde yatıyor, üstelik etrafındaki insanınların garip bakışları eşliğinde. Fakat küçük çocuğun bu durumu kimsenin umrunda değil. Yoldan arabalar geçmeye devam ediyor. İnsanlar çocuğun ağır yaralı olduğunu gördüğü halde günlük koşuşturmalarına ara verip insanlık adına bir aksiyon göstermiyorlar. Belki 10 dakika öylece yatan ve yardım bekleyen o küçük çocuğa karşı kimse merhamet nazarı ile bakmıyor ve kimsenin yüreği sızlamıyor. Sanki yolun ortasında yardım bekleyen bir canlı değil. Nihayet biraz sonra yolun ortasında acıdan kıvranmakta olan çocuğu farkeden ve yardımına koşan bir adam beliriyor.

İşte size iki manzara... ve sorulması lazım gelen sorular...
  1. Bize ne oldu?
  2. Kalbimizdeki şefkat ve merhamet duygusunu kemiren sır nedir?
  3. Ahlakımızı "belhum adal" seviyesine indiren güç nedir?
  4. Bu çukurdan nasıl kurtulabiliriz?
1. Bize ne oldu?
Uyutulduk ve bu uyuma sırasında kalplerimiz yerinden sökülerek yerine hiçbir kan pompalamaktan başka bir fonksiyonu olmayan, hissedemeyen, üzülmeyen, sevinmeyen, merhamet edemeyen ve şefkat gösteremeyen bir mekanizma takıldı. Bu mekanizmanın çarklarında ahlak denen yüce vasfın dişlileri yoktu. Bunu bize bizden başkası yapmadı.

2. Kalbimizdeki şefkat ve merhamet duygusunu kemiren sır nedir?
Bu sırrı ceketinizin astarında, cüzdanlarınızın içerisinde arayın. Ruhlarımızı madde ve eşyaya satmış bulunmaktayız. 5 lira uğruna insan öldüren insanların yetiştirildiği bir toplum inşa edilmek isteniyor. Bizi paranını hakimiyeti altına almak isteyenler boynumuza kapitalizm halkasının çoktan takmışlardır.

3. Ahlakımızı "belhum adal" seviyesine indiren güç nedir?
Evvela "belhum adal" kelimesinin manasını açıklamak gerekir. Bu kelime "hayvandan aşağı" manasına gelir ki çok ağır bir ifadedir. Ancak üzülerek söylemek isterim ki ne yazık ki vaziyetimizi ifade eden bu kelime dahi ahlakımızı anlatmada yetersiz kalıyor. Peki bizleri bu vaziyete düşüren güç nedir? Batı Adamı... Evet ne zaman ki doğunun ruhunu batının maddesi ile değiştirmeye kalktık işte o vakit ahlakımızı yitirdik. Toplumun kokuşmasıda o zaman başlamıştır.

4. Bu çukurdan nasıl kurtulabiliriz?
İçerisine düştüğün bu çukurdan kurtulmanın, boynundaki kapitalizm halkasını çıkarmanın bir tek yolu vardır. O terketmiş olduğun Allah'ın yoluna tekrar girmektir. Allah'ın kurallarına riayet ettiğimiz ve rehbe olarak Kuranın yanında peygamber efendimizin sünnetini edindiğimiz vakit yani özümüzü Allah'a teslim edip Allah'ın bize verdiği özü kalbimiz ile yeniden perçinlediğimiz vakit bu bataklıktan çıkabiliriz. Allah kalplerimizi mühürlemeden evvel bunun çaresine bakmak hepimizin vazifesidir. Selam ve dua ile...

3 yorum:

  1. Yürekten katılıyorum yazına değerli dostum.Şiddete hayırrrrrr

    YanıtlaSil
  2. o cindeki olayi haberlerde görmüstüm sanirim 11 kisi durmustu digerleri hic umursamayarak ordan devam etmislerdi :) bircok kisi o ilk resimdeki hayvanlar kadar olamiyor.

    YanıtlaSil