10 Şubat 2012 Cuma

II. Abdülhamid'i anlamak herşeyi anlamak olacaktır.

Evet, Abdülhamîd Hân, milliyetçi bir Padişahtı ve bu duygusunu, esas bildiği ümmetçilik ruhunu örselemeksizin, aynı ruha tâbi kılarak muhafaza etmenin sırrına ermişti. Onun gözünde her şey ruhî muhtevadan yani iman ve İslâm’dan ibaretti; kavimcilik de ancak bu ruhî muhtevaya liyakat, riayet ve hizmet belirttiği nispette tutunabilirdi.

Bu gayeyledir ki, idaresi altındaki koca imparatorluğun, Arnavut, Arap, Çerkez, Laz, Boşnak, Tatar, Gürcü, Türk’e yakın veya uzak bütün unsurlarını Hassa Ordusunda ve muhafız birliklerinde toplamış, bu arada ana vatan unsuru Mehmedcikler yatağı Anadolu ve Anadolulu’ya da daima aynı ölçünün emri altında, o ölçüye ehliyet bakımından hususi bir kıymet vermiş ve saf Anadolu çocuklarından bazı birlikler kurdurtmuştu.

Fakat, İslâmî gayeye tâbi bu milliyetçiliğini asla açığa vurmuyor ve bu nazik yol üzerinde bir ayrılık çıkmasından, daimi vehmi sayesinde kaygı duyuyordu. Bir vak’a, onun, bu milliyetçi cephesini pek canlı olarak gösterir.

Kendisi daima bir demir karyola üzerinde sürdüğü gayet sade hayat planı içinde, bir sabah penceresini açıp bahçeyi seyretmeye başlar. O sırada Anadolulu bir bahçıvan çiçekleri ve tarlaları sulamaktadır ve Padişahtan haberi yoktur.

Bahçıvan’ın yanına yine Padişahtan haberi olmayan bir genç Arnavut subay gelir. Bahçıvan birdenbire farkına varamadığı bu subayın üzerine su mu sıçratır, ne olur, şu veya bu sebepten öfkelenen subay, bahçıvana:

-Pis Türk!

Diye haykırır.

Ve işte o zaman, Ulu Hakan Abdülhamîd Hân’ın pencereden sesini duyarlar:

-Unutmayınız ki, ben de bir Türküm!

Arnavut subay, Padişahı görünce donup kalır ve korkusundan hemen oracığa düşüp bayılır.

Abdülhamîd, pencereye doğru koşanlara:

-Kaldırın şu patavatsızı buradan!..

Diye hitap eder ve gözden kaybolur.

(Necip Fazıl Kısakürek – Ulu Hakan İkinci Abdülhamid Han – Büyük Doğu Yayınları – 14. basım – s. 341-342)
***
Bugün Ulu Hakan II. Abdülhamid Han'ın vefatının sene-i devriyesidir. Son yarım asırdır başta II. Abdülhamid olmak üzere bu şanlı tarihi bize miras bırakan ecdadımıza karşı bir taarruz hareketi başlatıldı. Osmanlı'yı beğenmeyen Türk olur mu? Osmanlı demek Türk demektir. Kendisini Türk olarak tanımlayan ve Türk olmaktan başka her nev'iden millete mensup şahısların II. Abdulhamid'e karşı yürüttükleri karalama kampanyalarını kınıyorum. Herşeyden önce tarihin en zor döneminde devlet idaresini eline alan ve üstün zekası ve keskin siyasi bilgisi ile Osmanlı Devleti'nin ömrünü uzatabilme başarısı gösteren gerçek bir liderdi. Allah II. Abdülhamid Han'dan ve O'nun soyundan razı gelsin. Allah bizleri ebedi hayatta kavuşturmayı nasip etsin.

1 yorum:

  1. Yazın için kutluyorum seni aziz kardeşim.Sadece bu değerli padişahı anlamak değil tüm osmanlı padişahlarını anlmaka gerekir.

    YanıtlaSil