12 Şubat 2012 Pazar

Allah'ım ölümü bir kez daha hatırladım

Bir önceki yazımda zamanı durdurmaktan bahsetmiştim. İnsan aklının gücü herşeye yetmesine rağmen zamanı dondurmaya yetmiyor. Nice keşifler, icatlar yapan insanoğlu zamanı durdurmayı başaramıyor. Allah'ın yüce iradesinde olan bu mesele insanoğlunu çaresiz bırakıyor.

Yıllar böylece akıp gitmekte. 20'li yaşların henüz başındayım. Yaşlılık göreceli bir kavramdır. Yeni doğmuş bir bebeğin pencresinde yaşlıyım, belkide ömrünün son demlerini yaşayan 70 yaşında bir insana göre ise henüz hayatımın baharındayım. Yazımın başlığında da belirttiğim üzere bugün ölümü bir kez daha hatırladım. Öğleden sonra bir arkadaşım ile randevum vardı. Buluşmaya hazırlanmak için aynanın karşısına geçmiş hazırlık yapıyordum. Saçlarımı tararken farkettiğim bu gerçek beni bu yazıyı yazmaya sevketti. Saçlarımdaki akların çoğalmaya başladığını gördüm. Ailemize mensup erkek bireylerin benim yaşlarımda saçlarına henüz ak düşmemişti. Ancak geçen yıla nazaran saçlarımda akların artmaya başladığını farkettim. O vakit ölümü bir kez daha idrak ettim. Peşinden Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in şu mısraları dolandı dilime...
Gençliğine güvenip vakit çok erken derken,
Belki elveda bile diyemezsin giderken.
Ömür dediğimiz hadise... Her hadisede olduğu gibi bir başlangıcı ve nihayete ermesi durumu vardır. Üstad Necip Fazıl meselemizi bu iki mısrası ile gayet güzel izah etmiş. Allah her canlıya bir hayat süresi biçmiştir. Bu sürenin ne kadar olduğunu, kapımıza bu gerçeğin ne zaman uğrayacağını bilemeyiz. Ahiret dediğimiz ebedi bir hayatın başlangıcı olan ölümden sonrası için hazırlığımızı iyi bir şekilde yapmak icab eder. Zira bu dünyada ne ektiysek ahirette yani hesap gününde onun hasadını yapacağız. Bu noktadan sonra kulluk şuurumu, bu fani dünyaya niçin geldiğini, niçin yaşadığımı, niçin nefes aldığımı ve nihayet yaşanmaya değer hayatın yolunu yeniden buldum. Namaz dedim, öylece kaldım. İşte ebedi hayatın anahtarı: Namaz. Allah'ın biricik sevgilisi peygamber efendimiz (sav) şu hadisinde de "Gençlerinizin en hayırlısı ihtiyarlarınıza benzeyendir.İhtiyarlarınızın en şerlisi gençlerinize benzeyendir." bizlere bu hikmeti ihtar etmekteydi.

Son söz...
Günümüzde bunu idrak edemeyen, kulluk şuurunun bilincinde olmayan bir yığın genç var. Mukaddes emanetin mirasçıları biz gençleriz. Atalarımızın büyük bir titizlikle koruduğu ve bizlere bıraktığı davamız ancak Allah'a kul olmak ile taşınacaktır. Bugün yazılı basında fırtınalar kopartan "dindar nesil yetiştirme" meselesi ile konu dağıtılmakta, maksatından saptırılmaktadır. Meselemizi siyasi açmazlar ile dağıtmak istemiyorum. Son söz olarak bizlerin tek davası İslam olmalıdır. İslam davası etrafında toplanan genç bir nesil bu ülkeyi kurtaracak olan nesildir. Vesselam...

1 yorum:

  1. Allah herkese temiz ölüm nasip etsin kardeşim.
    Yazın için de kutlarım seni.

    YanıtlaSil