20 Ocak 2012 Cuma

İnsanı insan kılan taşıdığı mukaddes emanettir

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen,
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.
Şeyh Galib

Şeyh Galib'e ait olan yukarıdaki beyitin anlamı, "Kendi kişiliğine (özüne, yaratılışına) hoş bir nazarla (ibretle) bak; sen alemin özüsün. Sen varlıkların gözbebeği olan insansın."

Yüce Allah Kur'ânı Kerimde şöule buyurmaktadır: "Ben emaneti dağlara taşlara teklif ettim ebâ ettiler (kaçındılar); insan ki, zalum ve cehuldür, üzerine aldı, kabul etti."

İnsanın vasfı ve üstünlüğü kendisinden değil, emanetçisi olduğu mukaddes davadan gelmektedir. Feza çapında bir noktadan daha küçük olmasına rağmen insanın omuzlarında taşıdığı yük onu ulvi manada güneş çapına eriştirmektedir. İnsan aklı ve iradesi olan bir canlıdır. İyiyi ve kötüyü; doğruyu ve yanlışı ayırt edecek kabiliyette yaratılmıştır. Dünyanın bütün nimetleri insanın emrine sunulmuştur. Doğadaki bütün canlılar insanın hizmetine memurdur.

Bu âyet-i kerime ile insanın semalardan yüksek olan ehemmiyeti ve kâinatı çok gerilerde bırakan ulvî vazifesi beyan edilerek, insanoğluna küçük şeylerin peşinde koşmaması emredilmektedir.

Devrinin büyük şairlerden olan Şeyh Galib mevlevi bir çevrede yetişmiş ve bazı hikmetlerin sırrına erişmiştir. Bundan dolayıdır ki yukarıda beyitinde insanı ve insana verilen sorumluluğu izah etmiştir. Peki insana verilen bu sorumluluk nedir? Şöyle ki, Bediüzzaman Hazretleri Haşir Risalesinin on birinci hakikatinde bu emanetin “insanın istidadı” olduğuna işaret eder ve bu istidada yüklenen görevi, “Küçücük cüz’i ölçüleriyle, sanatçıklarıyla Halikını, muhit sıfatlarını, külli şuunatını, nihayetsiz tecelliyatını ölçerek bilmek.” olarak açıklar.

Yüce Allah'ın bizlere verdiği bu emaneti insanoğlu taşıyabilecek güçtedir. Öyle ki yüce Kur'ânda şöyle buyrulmaktadır: “Allah hiçbir nefse vüs’atini aşan (güç yetiremeyeceği) bir vazifeyi teklif etmez.” (Bakara Sûresi, 286) 

Son söz...
Muhterem okuyucularım, görüldüğü üzere insanı insan kılan en büyük sır taşıdığı mukaddes emanettir. İnsanoğlu bu emaneti taşıyabilecek güce sahiptir. Fakat emaneti unutanlar ve yaşama gayesinden bihaber olan Allah'a ihanet içindedirler. Taşıdığı emanetin hikmeti ile birlikte güneş çapında bir pırlantaya dönüşen insanoğlu, emaneti bıraktığı ve Allah'a ihanet ettiği vakit "bel hum adal" olarak ifade ettiğimiz hayvan aşağı bir mertebeye düşer. Allah bizi emanetine sahip çıkanlardan kılsın.

1 yorum:

  1. Allah doğru yoldan bizi şaşırtmasın.Kur'anı Kerimin ışığından da mahrum bırakmasın.

    YanıtlaSil