Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı Sayın Abullah Gül'ün halkın iradesinden korktuğunu ve görev süresinin 7 yıl olmaması gerektiği hususunda bir açıklama yapmış. (Bende şurada bulunan haberde okudum.) Sayın Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılması gerektiğini söyledi.
Şimdi halktan korkan kim?
Biraz düşünelim... Sayın Abdullah Gül cumhurbaşkanlığı için aday olmuş ve meclisin büyük çoğunluğunun oyuna mazhar olmuştu. Ancak CHP daha önce eşi görülmemiş bir tavır ile cumhurbaşkanlığı seçimi 3. tura kadar taşımıştı. Fakat en nihayetinde sayın Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı makamına gelmesine engel olamamıştı. Halkın iradesi ile seçilen cumhurbaşkanının seçilememesi için ellerinden ne geliyorsa yapmışlardı. Şimdi halktan korkan daha net ortaya çıkmadı mı?
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu cezaevinde tutuklu bulunduğu halde birtakım isimleri milletvekili adayı gösterdi. Bu olaya kimse karışamaz ve sonuçta Sayın Kılıçdaroğlu seçiminde gerçekleşen bir olaydır. Fakat bana göre etik değildi. Ve yine bana göre birtakım isimleri milletvekilliğinin getirdiği dokunulmazlık zırhına kavuşması için gerçekleştirildi.
Nihayetinde cezaevinde tutuklu bulunan milletvekili adayları halk tarafından vekil yapıldı. Ancak karar organlarına buna müsade etmedi. Sonrasında Kılıçdaroğlu tepki olarak yemin etmeme kararı aldı. Hemen ardından Başbakan Erdoğan yemin edeceklerdir dedi ve dediği çıktı. Bu noktaya kadar herşey gayet demokratik ve özgürlükçü bir ortamda gerçekleşti. Sayın Kılıçdaroğlu'na göre halkın iradesine karar organları tarafından el konulmuştu. Haklı veya haksız. Bu noktada karar vermek benim haddim değil.
Fakat geçmişi hatırlatmak istiyorum. 1999 yılının 2 Mayıs gününe gitmek istiyorum. Mecliste milletvekilleri sırası ile yemin ediyorlardı. Sıra Merve Kavakçı'ya geldiğinde sayın Merve Kavakçı'nın mecliste and içmesi engellendi. O zaman halk iradesi neredeydi? Nihayetinde sizin aday gösterdiğiniz cezaevindeki şahıslarıda halk seçmişti bundan 13 yıl önce seçilen Merve Kavakçı'yı da halk iradesi seçmişti. Hatta mesele 13 yıl önce öyle bir noktaya erişmişti ki, Merve Kavakçı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkartıldı, Fazilet Partisi Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. Kavakçı beş sene siyasetten yasaklandı.

Değerli dostum;
YanıtlaSilCHP zihniyetinin asıl amacı ülkeyi yönetmek değil ülkeyi kaosa sürüklemektir.
Ne bu şimdi? Bu kadar yüzeysel olup derin analizler yaptığını sanmak da neyin nesi?
YanıtlaSilŞunu açık ve net söylemeliyim ki, insan sürüsü olmaktan öteye geçememiş bir topluluğun iradesinden korkmak gerekir. İki vaade kanan, politikayı derbi maçı izlermişçesine takip eden; en az bir günlük gazeteyi takip etmeyenö kitap okumayı külfet sayan, kendini kültürel açından geliştirme adına hiçbir faaliyette bulunmayan insanlardan mantıklı kararlar almasını beklemek hatadır. Dolayısıyla ben, olayı dramatikleştirerek, şu sürekli baş tacı etmeye çalıştığınız halkın hiçbir kararına güvenmiyorum.
Tutuklu ve hükümlü arasındaki farkı bilmek önemli. Üç basit noktayı atlamışsın; suçları ispat edilene kadar herkes masumdur, bahsi geçen kişiler hükümlü değil tutkludur, ve en önemli kanun bu kişilerin aday olmasını engellememektedir. Merve Kavakçı'nın eylemi, bugün bile, kanunen suçtur, tepklerin yasal dayanağı vardır.
Sağ cenahın en sevdiğim özelliğini sergilemişsin bu yazında. Özgürlük kavramını işlerine geldiği gibi kullanmak istiyorlar, sen de farklı değilsin. Olayları kendi pencerenizden, kendi argümanlarınızla değerlendirip analizlerde bulunmak sizin sabit huylarınızdan biri.
@Adsız
YanıtlaSilAzizim, kıymetli yorumunuz ve bilhassa tenkitleriniz için teşekkür ederim.
Meseleyi iyi analiz etmek icab eder. Hadiselerin öncesini, sonrasını iyi bilmek ve bu hadiseler karşısında siyasilerin takındığı tavırları layıkı ile gözlemlemek gerekir.
Siyasetimizin ve toplumumuzun bir numaralı hastalığı "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığıdır.
Merve Kavakçı sadece inançlarından ve yaşam tarzından ötürü meclis çatısı altında vazifesinden alıkonuldu. Bugün terörizm propagandası yapanlara karşı neden aynı muamele yapılamadı. Öyle ya kaç füzeye denk bir müminin duası?
Yazımda bir takım hatalar olsa bile bu hataların mantıksal ahengi değiştireceği kanaatinde değilim.