22 Ocak 2012 Pazar

Alternarif çözüm önerileri-8

Merhaba kıymetli okuyucularım...
"Alternatif Çözüm Önerileri" dizisinin 8. bölümünde Türkiye'de bir türlü çözülemeyen önemli bir soruna değinmek ve bu soruna alternatif çözüm önerileri geliştirmek istiyorum.

Bu manada uzun bir yazı hazırladım. Bu yazıyı hazırlarken Türkiye'deki üniversite sistemimiz ile Avrupa'daki eğitim sistemini ve özellikle üniversitelerin genel durumunu tahlil ettim. Yazıyı sabırla sonuna kadar okumanızı temenni ediyorum.

Bahsini yaptığım bu önemli sorun nedir? "Türkiye'de bir kaç üniversite dışında üniversitelerimizin bilim üretememesi ve mezun verdiği öğrencilerinin mesleki donanım eksikliğinin çözülememesi..." İsterseniz bu sorunları dövizleştirerek sıralayalım...
  1. Türkiye'de ki üniversiteler niçin bilim üretememektedir?
  2. Üniversitelerimizden mezun olan öğrencilerin mesleki donanımı niçin yetersizdir?
  3. Üniversite mezunlarının istihdam sorunu nasıl çözülür?
  4. Üniversitelerin gelişmişliği ile ülkenin gelişmiliği arasındaki ilişki nedir?
  5. Ülkeyi kalkındırmak için meseleye hangi kurumdan başlanmalıdır?
Yukarıda sıraladığım 5 sorunun layıkı ile çözümü sağlanırsa Türkiye'miz Atatürk'ün hedef gösterdiği muassır medeniyetler seviyesine erişecek ve içimizde batının simsarlığını yapanlara malzeme kalmayacaktır. Şimdi bu beş soruyu anlamaya, meselenin öncesini ve sonrasını kavramaya ve bir çözüm hipotezi geliştirmeye çalışalım.

1. Türkiye'de ki üniversiteler niçin bilim üretememektedir?
Birinci soruyu anlamak için Türkiye'de üniversite kurumunun fertlerce nasıl göründüğünü iyi bilmek, üniversite hocalarının eğitimsel kabiliyetlerini ve üniversite öğrencilerinin bilime karşı olan aşk ve isteklerini iyi bilmek zorundayız.

a. Üniversitelerimizin vatandaşlarımız arasındaki itibarı
Şüphesiz üniversiteler siyaset üstü bir kurumdur. Üniversitelerimizi siyasetin dışında tutmak ve bu kurumları siyasi kumar oyunlarında sarfetmemek gerekmektedir. Bunun aksi bir durumu olduğunda yani üniversite bünyesine siyaset zehri verildiğinde öğrenciler arasında büyük ihtilaflar çıkacaktır. 1980 döneminin getirdiği darbe sürecindede görüldüğü üzere sağ-sol kavgalarının yaşandığı bir numaralı ortamlardı, üniversitelerimiz... Bu durumun getirdiği yaralar günümüzde tedavi edilmeye başlandıysada hala birçok üniversitemizde sağ-sol ayırıcı akım kavgaları görülmektedir. Bu bakımdan üniversitelerimizin halk nazarında itibarı düşmektedir. Bu itibar eksikliğinin bir diğer nedeni ise üniversite mezunlarının istihdam edilemeyerek işsiz kalmasıdır. Vatandaşın gözünde üniversite mezunu olan ve üniversite mezunu olmayan eşit konumdadır. Çünkü iki durumdada birey işsiz olacağından üniversite mezunu olmanın bir avantajı olmamak ile birlikte fertlere bir yük olarak gözükmektedir.

b. Üniversite hocalarının eğitimsel kabiliyetleri
Ülkemizde bu meselede gözardı edilen temel sorunlardan biriside üniversitede eğitim veren hocaların eğitimsel donanımlarının yeteri seviyede olmamasıdır. Mesleğinde kendisini ispatlamış ve mesleki donanımları üst seviyede olan üniversite hocaları, ne yazık ki, belirli üniversitelerde kümelenmişlerdir. Hatta hadise o noktaya gelmiştir ki bazı üniversitelerimizde derslere girecek hoca dahi bulunamamaktadır. Haliyle göz ardı edilen bu temel sorun üniversitelerimizdeki eğitimin kalitesini düşürmektedir.

c. Üniversite öğrencilerinin bilime karşı istekleri
Bildiğiniz üzere liseden sonra eğitimini devam ettirmek isteyen öğrenciler tâbi tutuldukları bir sınavdan sonra üniversite eğitimine hak kazanabilmektedir. Öğrenci çevre baskısından kurtulmak ve daha özgür bir ortama girmek için üniversiteye girmek istemektedir. Bu noktada bilime karşı ilgi ve alaka göstermeyen öğrenci, sadece o yaşına kadar yaşayamadığı özgür yaşamı yaşamak ve  kendini bu manada ispatlayabilmek gayreti içerisindedir. Bu durum bütün öğrenciler için geçerli olmasada genel görünüm ne yazıkki bundan ibarettir.

2. Üniversitelerimizden mezun olan öğrencilerin mesleki donanımı niçin yetersizdir?
Bu sorunun cevabı 1.c maddesi ile yakından ilişkilidir. Üniversitede öğrencilere eğitim veren hocaların eğitimsel kabileyetlerinin yetersiz olması sebebi ile doğal olarak eğitimi alan öğrencide de mesleki donanım yetersizliği durumu görülür. Bu manada ülkede kaliteli iş gücü yeteşemez. Hatta ülkemizde yaşanan istihdam sorunu bu konuda dolaylı olarak ilişkilidir.

3.Üniversite mezunlarının istihdam sorunu nasıl çözülür?
Ülkemizin geçmişten günümüze kadar sorunları arasında bir numarayı istihdam sorunu almaktadır. Yani işsizlik meselesi... Mesele öyle bir çözülmez hal almıştır ki, üniversite mezunu olmayan vatandaşta iş bulanamamaktadır ve üniversite mezunu olan vatandaşta iş bulamamaktadır.

a. Problemin tanımı
Basit bir örnek ile meselenin idrak etmeye çalışalım;
Devlet her yıl Fen Bilgisi Öğretmenliği için 250 adet kadro açmış olsun. Fakat Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünden her yıl 8000 öğrenci mezun olmaktadır. Devletin açmış olduğu 250 kişilik kadro için her yıl mezun olan 8000 öğrenci ve bu 8000 öğrenciye ek olarak yıllarca atanmayı bekleyen onbinlerce Fen Bilgisi Öğretmenliği adayı vardır. Dolayısı ile mezun olan öğrenci asıl mesleğini yapamamakta ve hiç bir bilgisi olmayan diğer mesleklere yönelmektedir. Atanamayan binlerce öğretmen geçimlerini sağlayabilmek adına "polis" olmakt ve esas mesleğini yapamamaktadır.
Bu verdiğim örnek ile sorun net olarak anlaşılmıştır umarım.

b. Problemin çözümü
Evvela bu istihdam sorunun çözümü için ülkenin ihtiyaç duyduğu iş gücü iyi hesaplanmalıdır. 3.a maddesinde vermiş olduğum örneğe göre bir çözüm üretelim. Bu çözüm diğer meslekler içinde uygulabilir.

Devlet tesiri altında olan mesleklerin iyi yapılandırılması sağlanmalıdır. Genel tanım olarak biz buna "memur" diyoruz. 3.a maddesinde vermiş olduğum örnekte -misal olarak- devletin her yıl 250 Fen Bilgisi Öğretmenliği kadrosu açtığını fakat bu 250 kişilik kadro için onbinlerce öğretmen adayının mücadele verdiğini gördük. Mesleleğine yerleşebilen sadece 250 kişidir. Geriye kalan onbinlerce kişi işsiz olarak kalmaktadır. Devletin üniversitelerdeki Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümüne yerleşen öğrenci sayısını düşürmesi gerekmektedir. Her yıl 8000 mezun veren bu bölüm gibi onlarca öğretmenlik dalı bu haldedir. İyi bir planlama ve bu planlamanın uygulanması halinde sorunun çözüldüğü görülecektir.

4. Üniversitelerin gelişmişliği ile ülkenin gelişmişliği arasındaki ilişki nedir?
Bir ülkenin gelişmişlik seviyesini o ülkenin sahip olduğu, ürettiği bilim miktarı belirler. Gelişmiş Avrupa ülkeleri dikkatle incelendiğinde görülecektir ki, üniversiteler ülke ekonomisi ile doğrudan ilişkilidir. Üniversitelerin bir bilim merkezi haline gelmesi sonucu üniversitelerde üretilen bilimin ihraç edilmesi ile ülkeye büyük paralar kazandırmakta ve dolayısı ürettiği bilim yeni bir iş sahası doğrurarak ülkedeki işsizlik seviyesi minumum düzeye indirilmektedir.

Gördüğümüz gibi bir ülkenin sahip olduğu üniversiteler ne kadar gelişmiş olursa ülkede o derece gelişir ve ülkede var olan sorunlar çözüme kavuşur.

5. Ülkeyi kalkındırmak için meseleye hangi kurumdan başlanmalıdır?
Bu sorunun cevabı birazda 4. sorunun cevabında gizlidir. Bir ülkeyi kalkındırmak için öncelikle ülkenin eğitim kurumlarının kalitesini yükseltmek icab eder. Eğer ülkeyi kalkındırmak istiyorsak ülkenin geleceğinin yetiştirildiği eğitim kurumlarına yatırım yapma mecburiyetindeyiz.

Son söz...
Aziz kardeşlerim, bizim baş eksiklerimizden birisi olan üniversitelerimizdeki eğitim zaafiyetinin giderilmesi, tedavi edilmesi içn bir takım çözüm önerileri sundum. Ancak bende nihayetinde bir vatandaşım. Devlet idaresi üzerindeki tesirim ne kadar olur bilemem. Ancak bir vatandaş olarak ülkemizin temel sorunlarından birisi olan ve diğer meseleler ile de yakından ilişkili olan bu soruna karşı devletin müdahale etmesi gerekmektedir.

1 Yorum:

  1. Sevgili dost.Yazına katılmamak mümkün değil.Yüreğine sağlık

    YanıtlaSil