7 Aralık 2011 Çarşamba

İdeal Devlet (İnceleme)

Farabi, 850 ve 950 yılları arasında yaşamış büyük Türk-İslam filozoflarından biridir. Farabi, Türkistan'da doğmuş ve İbn-i Sina'ya öncülük etmiştir. Farabi, Yunan felsefesi ile İslam felsefesini birleştirmeye gayreti içerisinde, Platon'dan ve Aristoteles'ten etkinlenmiş ve bu yönde verdiği eserleri ile Türk tarihinin övünç kaynaklarından birisi olmuştur.

Farabi, "medinet’ül fâzıla" (erdemli şehir) adlı esrinde böyle ütopik bir devlet tasarlamıştır. Farabi'ye göre, insanlar yardımlaşarak bir arada yaşamalıdır. Öyle ki sağlıklı bir canlıda bütün organlar büyük bir ahenk içerisinde çalışıyor ise toplumunda aynen bu şekilde uyum göstermesi icap eder. Farabi devletle ilgili olarak sırasıyla bazı tanımlara da yer verdiği eserinde “Medine, şehir, millet ve köy”ün üzerinde dururken en iyi devletin özelliklerini vermeye başlar. Farabi'nin verdiği ideal devlet tarifi Platon'un verdiği ideal devlet tarifine oldukça benzer.

Farabi, tarif ettiği ideal devletin karşısına dört kusurlu devlet şekilli koymuş ve bu manada ideal devlet tarifini sağlamlaştırmıştır. Farabi, etkinlenmiş olduğu Platon'un devlet tarifini dahada genişleterek -ütopik bir yapı olsa da- devlette olması ve olmaması gerekenleri, devlet başkanında olması ve olmaması gereken hususları detaylıca irdelemiş ve bir devlet tezi ortaya çıkarmıştır.

Kitabın arka kapağından;
Farabi'ye göre İslam'ın çeşitli anlaşılma biçimleri veya anlaşılma seviyeleri mevcut olabilir ve nitekim de mevcuttur. Bu seviyelerden biri, onu üzerinde hiçbir ciddi zihinsel, akılsal işlemde bulunmadan gelenekçilerin savundukları biçimde olduğu gibi harfi harfine almak ve anlamaktır. Bu, sokaktaki insanın, sıradan insanın, Platon'un sözleriyle "gözüyle görmediği, eliyle tutmadığı şeyleri anlamakta güçlüğü olan "insanın, duyularından akla, sezgiye yükselmemiş ve yükselemeyecek olan insanın anlama biçimi ve seviyesidir (bu inanç seviyesi, Gazali'nin deyimi ile "taklit" seviyesidir.) Ancak bunun üzerinde özel bir gruba, seçkinlere, akıl ve sezgi sahibi insanlara, duyumcu-maddeci değil, akılcı ruhçu insanlara tahsis edilmiş olan özel bir anlaşılma biçimi ve seviyesi vardır ki bu filozofların, bilginlerin anlama biçimi ve seviyesidir. İşte Farabi'ye göre felsefe, o halde, İslam'ın en üstün, en doğru, en mükemmel anlama biçimi ve seviyesidir.
Kitabın fiziksel özelliklerine değinmek istiyorum.
  • 327 sayfa
  • 14x20 cm
Kitabı çeviren Prof. Dr. Ahmet Arslan'a teşekkür etmek istiyorum. Kitabın muazzam derecede özen göstererek çevrilmesi dikkat edilmesi gereken bir diğer husustur. Okumanız ve kitaplığınızda bulunması temennisi ile... (Fiyatı 20 TL)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder