3 Aralık 2011 Cumartesi

Arabesk müziğin muhteviyatındaki felsefi akımlar

Türkiye Arabesk Müzik kültürünü daha önce yazdığım şu yazımda detaylıca irdelemiştim [Türkiye'de bir alt kültür olarak "Arabesk"].

Aylar sonra, bugün, Türk Arabesk Müziği'nin muhteviyatındaki felsefi akımları örnekleri ile birlikte tahlil etmeye çalışacağım. Oryantel bir müzik türü olarak arabesk, duygusal olan şarkı sözleri, başarısız aşkları, her türlü günlük sıkıntıları konu olarak ele alıp umutsuzluğu ve başarısızlığı ifade eder.

Arabesk müzik türünün temelinde "Stoacılık"  yani kadercilik vardır. Bunun en tipik örneklerinden birisi 70'lerin sonundan bu yana popularitesini yitirmeyen "Huzurum Kalmadı" isimli şarkıdır. Ferdi Tayfur çoğu eserinde "Stoacılık" oldukça yoğun olarak işlenir. Kadercilik anlayışının en yoğun şekilde işlendiği Ferdi Tayfur şarkılarına örnek verecek olursak;
  • Kaderimsin
  • Kaderin Önünde
  • Sana Kaderimsin Dedim
  • Huzurum Kalmadı
  • Mahkumların Duası
  • Mapushane
  • Mecburen
  • ...
Hatırımda kalan "stoacılık" akımının etkilerinin göründüğü Ferdi Tayfur eserleri bunlardır.

Türk Müziği'nde erişilmez bir ufuk noktası olan Orhan Gencebay'da ise "stoacılık" akımının yanında "hümanizm" akımıda kendisini yoğun olarak hissettirir. Bu manada Orhan Gencebay eserlerinin bir çoğunda insan olma temeli yatar. "Hatasız Kul Olmaz" isimli eserinde hem kadercilik etkileri görülürken hemde hümanist bir yaklaşım söz konusudur. Bu manada dikkatimi çeken Orhan Gencebay eserlerine örnek verecek olursak;
  • Felekle Sohbet
  • Kader Diye Diye
  • Kader Çıkmazı
  • Kaderimin Oyunu
  • Gelin Birlik Olalım
  • Hatasız Kul Olmaz
  • Batsın Bu Dünya
  • ...
Görüldüğü üzere hem kadecilik anlayışının hakim olduğu şarkılar gördük hemde hümanist yaklaşımın egemen olduğu şarkılar gördük. Türk Arabesk Müziği'nin bir temsilcilerinden biriside Müslüm Gürses'tir. Müslüm Gürses eserlerin ilk iki sanatçıdan farklı olarak çok yoğun bir şekilde ümitsizlik hali vardır. Hümanizm'in etkileri bu sanatçıda görülmez. Erken eserlerinde THM'ye yakın yöresel şarkılarına rastlasak bile tamamına baktığımızda Entüisyonizm akımının etkilerini görebiliriz. Bu bakımdan bir belirsizlik hali söz konusudur.

Oryantel bir müzik türü olan Arabesk'in Türk Halk Müziği'ni kemirici bir yanıda vardır. Yöresel türkülerimizin yerini zihni uyuşturan şarkılar topluluğununun alması esasında toplumumuzdaki artmakta olan ruhi boşluğun büyüklüğü hakkında ipucu vermektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder