3 Ekim 2011 Pazartesi

Hiç olmadığım kadar yorgunum.

Koca bir yaz mevsimini geride bıraktım/tık. Bu üç-dört aylık zaman dilimi nasıl geçti anlayamadım. Oysa mevsimin başında türlü planlar yapmıştım. Sahi, şöyle bir hatırlayalım.
  • En az 5 şehri kapsayan bir Anadolu turu
  • Yarım bıraktığım İstanbul ve Ankara keşfi
  • Ve dinlenebileceğim sıkı bir tatil
Bu hedeflerin hangilerini gerçekleştirebildim. Ne yazık ki hepsi hayalde kaldı. Kısaca koca bir yaz mevsimi haftada bir gün tatil yapmak üzere çalışarak geçirdim. Para kazanmak iyi, fakat para kazanırken kendini yıpratmak kötü. Günde ortalama 14 saat çalıştım ve peşinden bir takım sağlık sorunlarım kendini gösterdi. Beslenmeme fazlaca dikkat etmediğimden Eylül ayının sonuna doğru bitkin düştüm. Peşinden üç-dört gün boyunca süren  bitkinlik, kırgınlık hali ile mücadele etmek zorunda kaldım.

Hayatı akışına bırakmaya çalıştım. İşlerim maddi açıdan yolunu alsada beni hafif yıprattı sayılır ve şimdi garip bir hissiyat taşıyorum. Sanki günlerimi boşuna yaşamış gibiyim. Önceki yıllarda paraya ve maddiyata fazla önem vermezdim fakat belkide hayatın pahalılaşması olsa gerek 20 liranın bile hesabını tutar oldum.

Belki farketmişsinizdir, bu vaziyeti... Eylül ayında sadece 10 yazı/şiir gönderebildim. Buraları fazlası ile ihmal ettiğimin farkındayım. Telafi edeceğime şüpheniz olmasın. Bu arada bir araba almanın zamanı geldi diye düşünüyorum. 77 model bir Mercedes ilgimi çekti. Hadi hayırlısı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder