31 Ekim 2011 Pazartesi

Football Manager 2012... ve hasret bitiyor.


2007 yılından beri tutkunu olduğum Football Manager serisinin son halkası piyasa sürülmüş ve ben yeni haberdar oldum. 2011 versiyonunda 2029 yılına kadar ilerlemiştim. 7 aylık bir kariyerim vardı. Fakat bir torrent sitesinde 2012 versiyonunun linkine denk geldikten sonra artık seri yenilemenin ve 7 aylık bir macerayı geri dönüşüm kutusuna göndermenin zamanı geldiğini anladım.

Hemen çalışan makimana uTorrent isimli hız canavarını kurdum. Peşinden torrent dosyasını bağladım. Mükemmel bir indirme hızına sahip olduğum için 2.5 GB boyutundaki FM 2012'yi bir saat gibi kısa bir süre içerisinde indirdim. Fakat şimdilik kurmadım. FM 2011'deki Beşiktaş kariyerimden kopmak biraz zor geliyor. Öyle ki futbolcu imal edip avrupanın köklü kulüplerine satarak büyüttüğüm Beşiktaş, Galatasaray, Juventus imparatorluklarımda sayısız başarılarım var. Şuan için 1712 puan toplayabildim. Ve efsane italyan teknik adamlarının yaklaşık 500 puan önünde yer almaktayım ki zaten genel sıralamada birinciyim.

30 Ekim 2011 Pazar

Kartlarım Vardı (Kendi şiirlerimden)


Ölçü: Serbest
Düzen: eaea
Kartlarım vardı
Bir çift zardı dudaklarımı öpen,
Kartlarım vardı, dilsiz ve soğuk...
Kıza iş yaptırıp, papaz ile biten,
Artık yeşil masaların rengi soluk...
                      Eyüp Aktuğ

Alternatif çözüm önerileri-7

İnsanlar için dış görünüm önemlidir. Diğer insanlara karşı güzel veya yakışıklı gözükmek için elimizden geleni yaparız. Fakat benim öyle bir derdim yok. Kimileri saatlerce ayna karşısında şekilden şekile girer. Saçlarına yarım kilo jöle ilave etmeden evden dışarı adımını atmaz.

Hayatımda hiç jöle, sprey vs... kullanmadım. Kokusundan ve kıvamından nefret ederim. Bu yazımda saç sağlığı konusuna değinmek istiyorum. Saçların yapı (azlığı, çokluğu, düz veya dalgalı oluşu) kalıtım yolu ile aktarıldığından, ne yaparsanız yapın elinizde mevcut olanı değiştiremezsiniz. Çoğu erkekte ortak bir sorun var. Dökülme sorunu... Bu sorun beni ilgilendirmesede, kuaförlük geçmişimin olmasından ötürü sizlere birkaç ipucu vermek istiyorum.

Evvela, saç dökülmesi kalıtsaldır. Ailenizde böyle bir sorun varsa büyük ihtimalle sizdede vardır. Er veya geç kellik sonu ile karşılacaksınız. Örneğin, benim ailemde ve büyük dedelerimdede böyle bir sorun yok. Saçlarımın gür olması kalıtsal anlaşılan. Neyse biz meselemize dönelim...

27 Ekim 2011 Perşembe

Cumhuriyet Bayramı'na yaklaşırken, Türkiye...


Milletçe zor günler geçirmekteyiz. Bu zor günleri birlik ve beraberlik içerisinde tek yumruk olarak atlacağımıza şüphem yoktur. Sanırım batılı bir devlet adamının sözü idi.
Başka ordularda (milletlerde) müdafaanın bile terk edileceği şartlar altında Türk Ordusunun taarruzu başlar.
Geçtiğimiz hafta şehitlerimiz için gözyaşı dökmüştük. 24 Mehmetçiğimiz şehadet şerbetini içmişti. Vatan namustur, diyerek namusunun kirletilmesine müsade etmemişti. 24 can'ın kara toprağa girmesine gözyaşı dökerken ve acılarımız henüz taze, yaralarımız kapanmamışken, Van'da çok kötü ve üzücü bir haber aldık. Bu büyük yıkımda ölenlere Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar diliyorum.

25 Ekim 2011 Salı

ARAYIŞ (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eeea
ARAYIŞ
Neden üşüyorum beynim kaynarken?
Uyumak istiyorum kalbim kanarken,
Ölmekteyim sanki, böyle yaşarken,
Bir ışık arıyorum ışıklar ülkesinde.

Manâsız bakışlar var insanlarda,
Issız gecenin uğultusu, sokaklarda,
Varlığın derin sancısı var yoklukta.
Bir vücut arıyorum ruhumun gölgesinde.

Korkar oldum artık ümitlerimden,
Bir katil yetiştirdim gözlerinden,
Boğazımda parmak izin, ellerinden,
Bir durak arıyorum yalnızlar treninde.

24 Ekim 2011 Pazartesi

13.41 (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eaea
13.41
Derken acıktık, akrep on iki de,
Bu arada maçıda biz almıştık,
Şimdi kelle paça vardır evimizde,
Ekmeklerimizi suyuna banardık.

İki kişi daha getirdim soframıza,
Annem arkadaşlarımı çok severdi.
Kin, nefret sokmazdık aramıza,
Arkadaş yoktu bize herkes kardeşti.

Bir uğultu var, kulakları sağır eden,
Sonra duvarlar çatlamaya başladı.
Sonra gece doğdu güneşi silen,
Peşinden annemin çığlıkları başladı.

Neden saçlarım uzun?

Son iki yıldır saçlarımı uzun bırakıyorum. Bazen berberin yolunu unutup, Sivas sokaklarında barışmançovari bir şekilde gezindiğim oluyor. Evet bu yaz, ramazan bayramının başında neredeyse belime kadar uzattığım saçlarımı yaklaşık 15 cm kadar kısalttırdım. Sağ tarafta gördüğünüz fotoğraf son halim hakkında bilgi vermektedir.

Gelelim esas meseleye... Neden saçlarım uzun?
Genel bir kural varmış gibi düşünüyor insanların çoğu... Öyle ki ülkemizde uzun saçlı erkeklere karşı bir tepki var. İşi daha ileri boyuta taşıyanlarda yok değil. Daha öncede bir fırsatını bulup aktardığım bir hadiseye yeniden değinmek istiyorum.

Ramazan bayramının birinci günü... Sabah büyük bir keyif ile aldığım namaz abdestini mütakiben camiiye doğru yol almıştım. Beş on dakikalık yolu bitirdikten sonra, camiiye giriş için hazırlandım.

21 Ekim 2011 Cuma

Durum raporu-12

Evvelce bu mevsimlerde Sivas'a kar yağmış olurdu. Çok değil bundan üç dört yıl önce yükseklere yağan kar şehir merkezine yol almaya başlamıştı. Yıllar geçtikçe yaz ayları sanırım uzamakta.

Her neyse...
Biraz hayatımdan bahsetmek istiyorum. Blogumu takip ediyorsanız eğer, üç aşağı beş yukarı nasıl bir hayat yaşadığımı bilirsiniz. Üniversite ve ev arasında süregelen bir hayatım var.
Memnun muyum?
Aslını sorarsanız, buna çoktan alıştım diyebilirim. Her sabah mutlaka yedi gibi kalkmayı alışkanlık haline getirdiğimden, haftasonu tatillerinde dahi yedide uyanıyorum. Gece geç saatlere kadar uyamasamda saat yediyi vurduğu anda gözlerim güneşe dönmekte.

Senden Kalan (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eeea
Senden Kalan
Hatıralarım yankılanıyor boş odalarda,
Karanlık bir dünya, boş sokaklarda,
Kokunu arıyorum serin rüzgarlarda,
Boş bir çerçeve bana, senden kalan.

Bir sıcaklık hissediyorum ellerimde,
Hayalin canlanır gibi oldu gözlerimde,
Adın kabulsüz duamdır sözlerimde,
Boş bir hayal bana, senden kalan.

Eskiden gülen gözlerim vardı benim,
Eskiden gözlerimde yağmur yoktu benim,
Eskiden bitmeyen ümidim vardı benim,
Boş bir ümit bana, senden kalan.

20 Ekim 2011 Perşembe

Zehirli Sözlerin (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eaea
Zehirli Sözlerin
Bir sigara dumanı var gözlerimde,
Yanan ben miyim yoksa sigara mı?
Zehir sigarada değil sözlerinde,
Ölen ben miyim yoksa aşkın mı?

Bir kıvılcım idi her bakışın bana,
Başlattığın yangını görmüyorsun.
Görmesende, yaklaşıyorum sona,
İstemiyorsun, neden öldürmüyorsun?

İnan her saniyemde o hayalin saklı,
Benim hayalin ile geçen yıllarım var.
Söyle bana kim haksız kim haklı,
Uğruna harcadığım bir ömür var.

Uzaklardan (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eaae
Uzaklardan
Ansızın gelince ayrılık vakti,
Gözyaşı sel olur gözlerimizde.
Birgün kavuşmak ümidi ile,
Birden güneş doğar gece  vakti.

Yollar neleri getirir neleri götürür,
Hep bir hayale koşar ayaklar.
Yağmursuz gelip geçince bahlar,
Gönlümüzde hasatsız yıllar götürür.

An gelir, hayata dünyaya küseriz,
Aysız geceler tek sırdaşımız olur.
Belki bir şafak vaktinde yok olur.
Öyle çaresizce, kendimizi üzeriz.

19 Ekim 2011 Çarşamba

Kaç Bahar Geçti? (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eeea
Kaç Bahar Geçti?
Artık adın son sözlerimdi dudağımda,
Dökülmeyen son yaprak hayat ağacımda,
Ruhumu serinleten gözyaşı var yanağımda,
Birgün gözyaşımı silecek misin sevgili.

Kaç bahar geçti böyle yağmursuz,
Anladım ki senin yüreğin duygusuz,
Senden uzaktayım kalbim huzursuz,
Birgün huzura erdirecek misin sevgili.

Rüyalarımda bile uzaktın sen bana,
Sitemim sana değil bir tanem, anla,
Kaç ömür sığdırdım böyle yıllara,
Birgün hayatımı verecek misin sevgili.

14 Ekim 2011 Cuma

İzledim: LIMITLESS



Türkçe karşılığı "Limit Yok". Bir filmden bahsediyorum. 2011 yılında vizyona giren ve benim geçen hafta farkettiğim bu güzel filme ait notlarımı paylaşma kararı aldım.

Esasında filmin anlatmak istediği fikir, sahip olduğumuz ancak elimizde olmayan nedenlerden ötürü tam performansla kullanamadığımız potansiyelimizi maksimum düzeyde kullanabilme ihtimalimizin olması. İşte biz bu ihtimalin gerçekleşmiş olan hikayesini Edward'ın hayatı üzerinden izliyoruz. Filmin kurgusu kişisel yeteneklerimiz üzerine kurulmuş vaziyette.

Bütün canlılarda var olan fakat onu kullanabilme yeteneği sadece insana verilmiş olan bir organımız var, beyin... Bu mükemmel cihaz sayesinde hayatımız devam ettiriyoruz. Bütün birimlerin merkezi olan beynimizi kullanabilme yeteneğimize, bu film sayesinde fantastik bir yolculuk yapıyoruz.

13 Ekim 2011 Perşembe

Derin İzler (Kendi şiirlerimden)

Ölçü:11
Düzen: eaea
Derin İzler
Derin bir sessizlik var gökyüzünde,
Bulutlar denizlerde rehin kalmış.
Özlenen yağmur senin gözlerinde,
Her damla yaş derin izler bırakmış.

Gök gürültüsü saklı çığlıklarda,
Gece rengini gözlerinden almış.
Aysız geceler saklı bakışlarda,
Güneş rengini saçlarından almış.
                            Eyüp Aktuğ

7 Ekim 2011 Cuma

Başınız sağolsun BAŞBAKANIM (Taziye Mesajı)


Sayın Başbakanım Recep Tayyip Erdoğan,
Muhterem validenizin vefatı bizleri son derece üzmüştür. Evvela size ve ailenize başsağlığı diler, yüce Allah'tan bütün sevdikleriniz ile cennet bahçelerinde kucaklaşmanızı ve ebedi bir saadet bulmanızı niyaz ederim.

6 Ekim 2011 Perşembe

Deniz Kokulu Sevgilim (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eeea
Deniz Kokulu Sevgilim
Ne olur, artık gözlerini kaçırma benden,
Aşkından başka birşey istemiyorum senden,
Yeni bir dünya kuruyorum gözlerinden,
Anla seviyorum, deniz kokulu sevgilim.

Bir zaman küsmüştüm hayata, dünyaya,
Biranda düştüm gözlerindeki deryaya,
Böyle her gece dalıpta bir garip hülyaya,
Anla seviyorum, deniz kokulu sevgilim.

Ben gözlerinde buldum hayatın anlamını,
Hâla hatırlarım gördüğüm günün sabahını,
İnan çok şey istemiyorum, sadece aşkını,
Anla seviyorum, deniz kokulu sevgilim.

5 Ekim 2011 Çarşamba

Ferdi Tayfur'un yorumladığı eşsiz şiir: Mimar



Şiirin muazzam derecede mâna kıymeti var. Belkide birçok kişinin bihaber olduğu bu şiiri, bir döneme müziği ve sesi ile damga vuran Ferdi Tayfur yorumlayarak daha geniş kitlelere ulaştırdı. Eserin sözlerinin Ferdi Tayfur'a ait olduğunu iddia edenlere rastladım. Eserin sözleri sanılanın aksine Aşık Veysel Şatıroğlu'na aittir. Bu şarkıda şiirin ilk üç dörtlüğü kullanılmıştır. Şiirin kendisi esasında 7 dörtlükten oluşmaktadır. Fakat ortalama bir şarkının süresinin düşünürsek ilk üç dörtlüğü yaklaşık dört dakikaya sığdırmaya çalışmışlar.

3 Ekim 2011 Pazartesi

Sensizliğin Kokusu (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eaea
Sensizliğin Kokusu
Sensizliğin kokusu sinmiş kuytu duvarlara,
Yokluğunun kâbusunu yaşıyorum sevgilim.
Her gece böyle dalıpta simsiyah ufuklara,
Vuslatımızın düşünü görüyorum sevgilim.

Her gece seninle tuttuğum yıldızlar vardı,
Bak, ellerimden bir bir kayıp gitti sevgilim.
Gün olur, gülen gözlerine yaşlar dolardı.
Ne olur, o gamzelerini ıslatma artık sevgilim.

Ben hala omzumda gül kokunu soluyorum,
Üşüdüğümde ılık nefesinle ısınırdım sevgilim.
Ben hala gökyüzünde yıldızları topluyorum,
Kayan yıldızlar sözünde durmuyor sevgilim.

Hiç olmadığım kadar yorgunum.

Koca bir yaz mevsimini geride bıraktım/tık. Bu üç-dört aylık zaman dilimi nasıl geçti anlayamadım. Oysa mevsimin başında türlü planlar yapmıştım. Sahi, şöyle bir hatırlayalım.
  • En az 5 şehri kapsayan bir Anadolu turu
  • Yarım bıraktığım İstanbul ve Ankara keşfi
  • Ve dinlenebileceğim sıkı bir tatil
Bu hedeflerin hangilerini gerçekleştirebildim. Ne yazık ki hepsi hayalde kaldı. Kısaca koca bir yaz mevsimi haftada bir gün tatil yapmak üzere çalışarak geçirdim. Para kazanmak iyi, fakat para kazanırken kendini yıpratmak kötü. Günde ortalama 14 saat çalıştım ve peşinden bir takım sağlık sorunlarım kendini gösterdi. Beslenmeme fazlaca dikkat etmediğimden Eylül ayının sonuna doğru bitkin düştüm. Peşinden üç-dört gün boyunca süren  bitkinlik, kırgınlık hali ile mücadele etmek zorunda kaldım.