5 Ağustos 2011 Cuma

Yeni Türkiye Cumhuriyeti (İnceleme)

Kitabın yazarı Graham E. Fuller'dir. İslam üzerine araştırmalarının olduğu ve daha öncede bu konu ile ilgili olarak kitaplar yazan, tahlillerde bulunan bir yazar...

Kitap, Türk insanının okunması için tesis edilmiş diyebilirim. Kitabı satın almak niyetinde iseniz eğer, ön yargılarınızı bir kenara bırakmanız gerekir. Türkiye Cumhuriyeti'ni bir yabancının gözünden, bir yabancının penceresinden mi izleyeceğim, sorusunu biraz ertelemenizi istiyorum. Yazar hakkında biraz konuşmam gerekiyor.
Graham E. Fuller Amerikan Rand düşünce kuruluşunun daimi politik danışmanı, ABD Merkezi Haberlama Teşkilatı'nın (CIA) eski Milli Haberlama Konseyi  yardımcı başkanı, yazar, ABD devlet görevlisi.
İncelememize başlayalım o halde.
Kitabın baskısı insanın gözünü yormayacak şekilde tasarlandığından, bir kaç saatlik okuma aktivitelerinde aralıksız devam edebilirsiniz. Kitabın kapağından bahsetmek gerekirse -yazının sonunda mevcut- kitabın neyi anlattığı hususunda ipucu vermektedir.

Ben kitabı okuma-okumama konusunda biraz tereddüt yaşadım. Yazarın geçmişinde görev aldığı kuruluşları biraz araştırdığımda "okumayacağım" diyerek kırmızı çizgimi çizmiştim. Fakat bu tavrımın yanlış olduğunu, ön yargılı davranmamam gerektiğini anladım. Yazarın Amerikan düşünce sistemi çerçevesinde bir kitap beklemekte idim kısmende olsa yanıldım. Yazarın şu konuda hakkını yemek istemiyorum, AK Parti ile yeni bir boyut kazanan Türkiye'nin küresel güç sürecini ve bu süreçte yaşadıklarını yaşayacaklarını -gözden kaçırdıklarımızı- objektif bir pencereden anlatmış.

Yazarın yanlış gözlemlediği -yada Amerikan Düşünce Sistemi- ve benim en çok tepki gösterdiğim kısım ise şu:
Yazarın Türkiye notlarında ayrılıkçı Kürt hareketini "demokratik ve haklı" bir hareket olarak yazmış. Füller, ya iyi bir şekilde tahlil edemedi konuyu yada birilerinin emrini uyguladı.

Amerikan Hükümeti'nin nasıl bir Türkiye görmek istediğini madde madde yazmış. Bu açıdan mutlak suret ile okunması gerekiyor. Amerika tarafından Türkiye üzerinde oynanan ve oynanması planan oyunları, nasıl ve ne şekilde uyutulduğumuzu satır aralarında işaret ediyor. Türkiye'nin artık bilindik sadık Amerikan müttefiki bir ülke olmadığını, bölgesinde küresel bir güç haline geldiğini, yıllardır aşındırdığı batı kapısının yani batıcı dış politikanın yerini artık küresel bir dış politikanın aldığını bildiriyor.

Evvela yazar kitabına, ülkemizin kuruluşunda günümüze kadar fikri akımların devleti ve devletin diğer ülkeler ile olan ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini anlatmak ile başlamış. Peşinden Türkiye'nin çevresi ile olan münasebetlerini -Türkiye'nin çevresi: USA, EU, Ortadoğu, Balkanlar, Rusya, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Arap Ülkeleri, sınır komşuları-, eskiden uygulanan dış politika ile şimdi uygulanan dış politikanın getirilerini götürülerini, muhtemel olan ülkeler arası gerilimleri, detaylı olarak yazmış.

Eskiden CIA masasınında bir sandalyeye sahip olan yazar;  Türkiye'nin, Osmanlı'nın son döneminde yeni bir kimlik arayışı içerisine giriştiğini ve başlayan bu kimlik krizinin dış politikamızı nasıl şekillendirdiğinin izahını yapmış. Bu konuda yazara katılmaktayım, Osmanlı'nın son dönemlerinde başlayan batı hayranlığı ve özümüzden kopuş sürecinin Türk dış politikasında ki hataları nasıl tesis ettiğinin cevabı bu kitaptadır.

Kitabı okuduğunuzda göreceksiniz ki AK Parti'nin Amerka'ya rağmen yeniden şekillendirdiği dış politikasında, kuzeyden güneye - doğudan batıya dünyanın birçok ülkesi milli menfaatler korunarak bir dış politika hamlesinin başlatıldığı ve bu sürecin hep karşısında duran "american-neo conservatives"lere de değinmekte. Prof. Doktor Ahmet Davutoğlu'nun  "Stratejik Derinlik" isimli kitabından fazlaca alıntıda bulunmuş.
Kitabın yazarı Fuller çaktırmadan, büyüyen Türkiye karşısında Amerika'nın tedbir alması gerektiğinide söyler gibiydi. Bu çıkarımı şu cümlesinden elde ettim. "Türkiye, gelecekte sürprizlerle dolu bir ülke olacaktır."

Her zaman şüpheci bir tavır içerisinde olmuşumdur. Yazarın CIA ile olan münasebetleri, ABD'ye bölge politikalarında Yeni Türkiye'yi (Türk İslamını) pivot ülke olarak kullanmasını tavsiye etmesi bende şüphe uyandırmıştır.

Kitaba şu soruları sormayı ihmal etmeyin.
  • Yeni Türkiye Cumhuriyeti, Ortadoğu’da hangi rolü üstlenecek? 
  • Amerikan siyaset yapıcıları AKP’nin dış politika anlayışını nasıl değerlendiriyor? 
  • Eski sadık müttefik Türkiye’nin kaybedilmesi, Washington koridorlarında nasıl yankılanıyor?
  • Rusya, İran ve Suriye ile ilişkilerini güçlendirmiş bir Türkiye’nin bundan sonra atacağı adımlar neler olacak? 
  • Türkiye’de bir "siyasal İslam" tehlikesi var mı?
Son söz...
Yazarın analizlerine, tahlilerine yüzde yüz olarak katılmamak ile birlikte okunması gereken bir kitap kanaatini taşıyorum. Yazarın mazisinin kitabın önüne geçmemesi için, kitabı okurken objektif olmaya çalıştım. Nihayetinde yazara kimi yerlerde kızdım kimi yerlerde ise yazarı alkışladım. Dediğim gibi politika ile ilgili iseniz eğer okumanız, Türkiye'yi bir yabancının gözünden dinlemeniz iyi olacaktır. Bu arada kitabı Türkçe'ye çeviren Mustafa Acar'ı tebrik etmek istiyorum. Çok hoş bir çeviri yapmış kendileri...

Önemli bir eleştiri: Kitabın ismi konusunda bir eleştiri yapacağım. Türkiye Cumhuriyet'nin başına "yeni" ibaresi getirilmesi beni açıkçası rahatsız etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman eskimemiştir. Onu eskitme ve yıpratma gayreti içerisinde olanlara karşı verdiğimiz sarsılmaz mücadele artarak devam edecektir. Kimsenin şüphesi olmasın.
  • Yazar: Graham E. Fuller
  • Çeviren: Mustafa Acar
  • Yayın Yılı: 2011
  • Orjinal Adı: The New Turkish Republic
  • 336 sayfa
  • 13,5x21 cm
  • Fiyat: Ortalama 16 TL

1 yorum:

  1. en kısa zamanda bende alıp okuyacağım aziz kardeşim.

    YanıtlaSil