11 Ağustos 2011 Perşembe

Bu filmdeki kişiler ve olaylar tamamen hayal ürünüdür.

O: Saat kaç?
Ben: Yarıma yarım var...
O: Gitmem gerekiyor.
Ben: Biraz daha kal.
O: Son bir çay o halde.
Ben: Karanfil aromalı var.
O: Olur.
Ben: Pazar günü için bir planın var mı?
O: Evet var.
Ben: ...
O: Bir şey mi diyeceksin?
Ben: Kaç şeker?
O: Üç, pazar günümü niçin merak ettin.
Ben: Yeni bir film gelmiş, sinemaya.
O: Her hafta bir yeni bir film geliyor zaten.
Ben: Evet. Türk sineması gelişti gerçekten.
O: Ben geç kalıyorum, çıkmam gerekiyor.
Ben: Evine bırakabilirim, istersen...
O: Teşekkür ederim fakat zahmet olmasın sana.
Ben: Olmaz, olmaz...
O: Hadi çıkalım öyle ise.
Ben: Sahilden gidelim mi, hem daha yakın olur.
O: Farketmez.
Ben: Gökyüzünde sadece bir tane yıldız kalmış, bak...
O: Hava kapalı, ondandır...
Ben: Belkide hepsi birden kaymıştır, bir dilek uğruna.
O: (:
Ben: Sanırım son kalan benim yıldızım olsa gerek.
O: Nerden biliyorsun?
Ben: Hala saklı tuttuğum bir dilek var, gerçekleşse yıldızsız kalır gökyüzü.
O: Hava soğukmuş gerçekten.
Ben: Ceketimi giyebilirsin, istersen.
O: Çok düşüncelisin ama bir taksi tutsak diyorum.
Ben: Hayır, bence yürüyelim.
O: ...
Ben: Sadece benim yanımda susuyorsun sanırım.
O: Soğuktan olabilir mi?
Ben: Bir şey sormak istiyorum.
O: Söyle!
Ben: ...
O: Dalga mı geçiyorsun? Sor artık.
Ben: Geçen yılın fizik final soruları sende var mı?
O: Ben de yok fakat Ömer'de olması lazım.
Ben: ...
O: Bitti mi?
Ben: Ne bitti mi?
O: Cesaretin.
Ben: Belkide gözlerinin siyahıydı gökyüzü, o yüzden güneşsiz benim günlerim. Gökyüzü yıldızsız da yaşar değil mi?
O: Ay ışığı yeter sanırım.
Ben: Her gecesinde seni düşlediğim, hayalin ile konuştuğum, düşlerimi kirpiklerine emanet ettiğim, hayatı gözlerinde yaşadığım, soğuk ellerinde ısındığım, adının dudağımda bir dilek olduğu karanlık bir dünyam var. Güneşim olur musun? -nihayet-
O: ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder