12 Temmuz 2011 Salı

Kara Kıta'da bir ülke, Somali...

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Başkanı Antonio Guterres, kuraklıktan kaçan Somalililerin sığındığı kampları gördükten sonra, "Bu kuraklık, dünyadaki en feci felaket." dedi.
Her geçen saniye biraz daha ölüyorlar...
Emperyalizma çarklarının arasında ezilen onlarca ülkeden birisi olan Somali tarihinin en büyük insanlık felaketini yaşmakta... Günde yüzlerce masum çocuğun açlıktan öldüğü bu sömürü ülkesinin çığlıklarına kulak tıkıyoruz. Somali'deki bu vahim tablo diğer Afrika ülkelerindede aynı derecede mevcut.
  • Diktatör bir lider
  • 3 yılda bir çıkan iç savaşlar
  • Emperyalist ülkelerin kam emici dişleri
Sonuç ise günde yarım dolara çalışan, zenginlerin yemek kırıntılarını ziyafet sayan ve her sokak başında açlıktan ölmek üzere olan çocuklar...
Ben insanım diyen her canlı bu vahim tablonun karşısında yüreğinin sızlaması, vicdan kuyularında boğulması gerekir. Halkına fildişi kulelerden bakan ve emperyalist ülkelerin köpeği haline gelen, bütün gün önündeki kemiği yalamak ile meşgul süresiz liderlerin olduğu her ülke aynı kaderi paylaşmakta...

Birşey yapmalı !
Somali, Etiyopya ve Kenya'nın buluştuğu sınırda yer alan Dadaab kampında 380 bin kişi yaşıyor. Kamptaki imkanlar Somalililerin yiyecek ve barınak ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor.

Bu kader olamaz...
Yüzlerce yıldır aynı kaderi yaşıyor bu insanlar.
Eskiden Avrupa ve Amerika için köle kaynağı olan bu topraklarda bugün yoksulluk hat safhada...
Batı adamı ülkeye belirli periyotlarla kaçak silah satışı yapmakta... Anlayacağınız "iç savaş" hazırlığı için prova tekrarlarına ışık tutmaktalar. Dünyanın en büyük silah kaçakçısı olan ikiz devletlerin silahları Irak'ta da çıkmıştı, hatırlarsınız.

Yeraltı madenleri kimin için çalışmakta... Ülkeyi idare eden insanlar 50 yıl, 75 yıl süreler ile madenleri batı adamına kiralamış. Nakit para sıkıntısı çektileri dönemlerde böylesine aptalca bir yola başvurmuşlar.

İçe suyu en büyük sıkıntı.
Aziz kardeşlerim,
Bu dünya insanlara hükmeden bir kaç kan emici devlet ve o devletlere köpeklik yapan asalak devletlerden ibarettir. Atalarımız üç kıtaya hükmettiği asırlarda bugün karanlık çağlarını yaşan bölgeler, altın çağını yaşamaktaydı. Artık terazinin bir kefesinde "1 Dolar" diğer kefesinde ise "İnsanlık" var. Kimin vicdanı bunu kaldırır, kimin vicdanı felakete göz yumar, kimin vicdanı bu çığlıkları duymazdan gelir, kimin vicdanı batı adamının önümüze bıraktığı kemikleri kabul eder, kimin vicdanı emperyalizmanın çarklarına dişli olur, kimin vicdanı bu zalimliğe ortak olur?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder