18 Temmuz 2011 Pazartesi

Harlem'in Beyaz Atlısı / 9. Bölüm

Yine bir "dans gecesi"
Önemli uyarı: Bu hikayede yer alan kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür. Gerçek ile uzaktan yakından ilgisi yoktur
 9. Bölüm 
Maden Ocağı...
Uzun zamandır aynı bölgeyi kazmalıyorduk. Gece çalışanlar ve gündüz çalışanlar birleştirilmişti. Saatin kaç olduğunu bile bilmiyorduk. Dışarıdan gelen araç seslerinin yaptığı yankıdan anlıyorduk, havanın henüz karanlığa erişmediğini. Görünen o ki burada en az bir aylık daha işimiz vardı. 120 Bin ton kömüre ulaşana kadar işi devam ettirmek zorundaydık. Burada kazandığım paranın çok az miktarını harcıyordum. Şimdiden 9 Bin TL biriktirmiştim. Rahmi Usta benim bu özelliğimi pek bir severdi. Parayı çar çur etmemem içinde bir dizi nahisat ederdi. Hasan ve çevresi kazandıkları parayı ertesi hafta şehirde eğlenerek harcarlardı. Kimisi bitirim yerlerinde sabahlar, bütün parasını zarlara yatırır; kimisi ise parasını pavyonlarda fahişelerin koynuna teslim ederdi.

Bir günü dört saatlik uykuya emanet eden birisi varsa, bu maden işçisindeb başkası değildir. Başlarda vardiya sistemi olduğundan belirli bir düzenimiz vardı. Fakat sonraları gececiler ve gündüzcüler birleştirilip, vardiya sistemi kaldırıldığından günlük "ton hedefi"ne ulaşana kadar işe aralıksız devam etme kararı alındı.

Siyaha teslim gökyüzü...
Nihayet gökyüzünü gördük. Fakat deniz mavisinin yerini pürüzsüz bir karanlık, boğucu bir siyah almıştı. Hafiften rüzgarlıydı hava... Bugün işi 3 saat erken bırakmıştık. Bu boşluğu uzun zamandır kapağını açma fırsatı bulamadığım kitabımı okuyarak değerlendirmek istiyordum. Oda bir hayli gürültülü olduğundan dışarı çıktım. Peşinden ışığı yaktım. Yavaş yavaş soğuyan toprağa oturup sırtımı duvara verdikten sonra 187. sayfayı açtım. Kömür karası ellerimde sayfalara dokunduğumdan bazı harfler görünmüyordu. Fakat problem değildi.

Laura her zaman ki rutin ziyaretlerinden birini yapmak için Malcolm'un çalıştığı pastaneye gitmişti. Malcolm'dan birşey isteyecek gibi bir hali vardı. Doğru tahmin etmişim, Roseland'da bir "Zenci Gecesi" düzenleniyordu. O geceye Laura'da gitmek istiyordu, kısaca Malcolm'un kendisine eşlik etmesi için gelmişti. Önceki buluşmalarında Malcolm ile Laura köşe başındaki sinemanın önünde buluşurlardı. Fakat bu sefer kendisini evden almasını istedi Laura... Laura'nın ara sıra bahsettiği bir büyükannesi vardı. Oldukça aksi bir kadındı.  Laura'yı evden almak için kapıyı çaldığında karşısında buruşuk yüzlü,kıvırcık beyaz saçlı ve yaşı hayli ilerlemiş siyah bir kadını buldu. Sanırım dinine bağlı bir kadındı, büyükanne...

Roseland'a giderken...
Odasında çok sayıda çarmıha gerilmiş İsa heykecikleri, İncil'ler ve çok sayıda dinsel eşya heryeri doldurmuştu. Biraz geçti ki odaya Laura girdi. Çok gergin ve sinirli görünüyordu. Ceketini bir hışımla alıp acele bir şekilde  evden çıktılar. Köşe başında müşterisini bekleyen taksiye doğru koşar adımlarla ilerlediler. Taksiye bindiğinde ağlamaya başladı... Malcolm "sorun ne?" diye sordu. Anlatmaya başladı, daha önce büyükannesine çok yalan söylemiş artık yalan söylememek için kendi kendine söz vermiş. Zenci Gecesine gideceğinide açık bir şekilde söylemiş. Fakat büyükannesi ona izin vermemiş. Aralarında bir ağız kavgası başlamış, istediğin zaman canının istediği yere gideceğini söylemiş ihtiyar kadına... Gerekirse artık okula falan gitmeyeceği ve bir işe girip ayrı bir ev tutacağını söylerek tehdit etmiş. Duydukları karşısında bir hayli sinirlenen ihtiyar kadın ise Laura'ya sağlam bir yumruk vurmuş. Hepsi bu...
Sonunda taksi Roseland'a ulaşmıştı. Programın ilk kısmında kendi eşleri ile ve farklı eşler ile dansettiler. Sonra Duke Ellington hızlı dans için müziği hareketlendirdi. Geleneksel dans yarışması... Aslında Malcolm'da biliyordu, Laura oradaki tecrübeli dansçı kızlar ile boy ölçüşecek durumda değildi. Fakat yinede yarışmaya katıldılar. Eşi olmayan kızlar Malcolm'a doğru yaklaşmışlardı fakat Malcolm başı ile hayır işareti yaparak onları geri gönderdi.

Beyazlar için olanı...
Daha öncede olduğu gibi, seyircilerde müziğin ritmine kendini kaptırmışlar Malcolm'a tezahüratlarda bulunuyorlardı. "Haydi Kızıloğlan haydi bastır..." melodisini hep bir ağızdan söylüyorlardı. Renkli ışıklar Malcolm ve Laura'nın üzerine çevrilmişti. Laura'nın bale yapar gibi dans etmesi büyük ilgi görmüştü. Seyirci daha önce böylesine tüy gibi dans eden birisini görmemişti. Laura'nın stili lindy-hop dansı için yeni bir stildi. Sahnede dört-beş tane çift vardı. Diğer çiftlerin bile gözleri Malcolm ve Laura'nın üzerindeydi. Dakikalardır dans ediyorlardı, Malcolm biraz yorulmuştu fakar Laura'nın coşkusunu görünce ona ayak uydurmak zorunda kalıyordu. Nihayet Laura'da yorulmaya başladı. Fakat ayakta durmaya çalışan yaralı bir savaşçı gibi dans etmeye devam ediyordu. Artık ayakta duracak halleri kalmamıştı. Sonunda müzik yavaşladı. Piyanonun başındaki Duke Ellington bile bu çifte selam verdi. Roseland'daki dans yarışmasında  birinci olan çift, şampiyonluk kazanan bir takımın oyuncularına yapılan muamele ile karşılaşır. Tebrik etmek için Malcolm'un sırtına yumruk atan köşebaşı serserileri bile oradaydı. Bunaltıcı bu kalabalığın arasında sarışın bir kız ile gözgöze geldi.  Roseland'ın Zenci Gecelerinde eksik olmayan beyaz kadınlar arasında daha önce hiç görmemişti. Sarışın kızın Malcolm'un gözlerinin içine bakması Malcolm'u heyecanladırdı.

O zamanlar Amerika'nın siyah bölgelerinde, siyah bir erkek ile beyaz bir kadının -ama fahişe olan beyaz kadınlar değil, temiz bir beyaz kadın- birlikte olması olağanüstü bir durum olarak karşılanırdı. En azından bir sihay için durum böyleydi. Malcolm karşısında dikilen ve açıkça gözlerinin içerisine bakan bu sarışın kızı dansa kaldırdı. Laura olan biteni anlamış ve Malcolm'un niyetini hissetmişti.

Işık birden karardı. Rahmi Usta idi yanıma gelen... Evlat üşütüp hasta olacaksın hadi içeri gir dedi. Rüzgar sertlemişti. Benim yatağımın olduğu tarafta pencere vardı, sağ alt canı kırık olan bir pencere... Bütün bir rüzgarı odaya doldurmaya yetiyordu, bu kırık taraf... Yastığımı kırık olan bölgeye sıkıştırdım, etkisini gösterdi. Beş saatlik bir uyku için gözlerimi kapatmıştım, arka odadaki horultular eşliğinde tatlı bir uykuya dalıyordum...
Devam edecek...

1 yorum: