28 Haziran 2011 Salı

Kürsümden yükselenler-13

Gerçek Mescid-i Aksa..
Aziz kardeşlerim,
Bu mukaddes günde bir araya gelerek rabbimizi ve onun sevgilisi, nuru ile yüryüzünü bir manto gibi bürüyen peygamber efendimizi hatırlamanın heyecanını yaşıyoruz. Bu kürsü aracılığı ile İslam aleminin mübarek miraç kandilini tebrik ediyor, bu günün hürmetine İslam İnkılabının Anadolu kıtasında yeniden vücut bulmasının arzusu içerisinde sizleri selamlıyorum.

Biraz evvel Allah'ı ve Resulü anmak, hatırlamak için bir araya geldik dedim.
Anmak... Ne kadar basit, şahsiyetimizi ne kadar küçük düşürücü, kırıcı bir cümle... Muhtaç olduğumuz manayı yılın belirli zamanlarına hapsederek aslında ruhumuzu karanlık zindanlara kilitlemiş olmuyor muyuz? Allah'ı ve Resul'ü mukaddes gün ve gecelerde hatırlamak, zor zamanlarımızda onları hatırlamak, acizliğimizi hissedince dua penceresine koşmak... Sağlık ve sıhhat dolu zamanlarımızda sırtımızı döndüğümüz yaratıcımızı sadece düşkün duruma erişince hatırlamak, ne derece müslüman olduğumuz ispatıdır.

Evet muhterem kardeşlerim,
Yılın belirli zaman dilimlerinde bir araya geldiğimiz toplantılara benzemesin bu buluşmamız... Bugün ki dünyanın halini görmüyor muyuz? Tek bir kelime ile iman sahibi olabilen bu fani yaratık tek bir kelime ile Allah'a isyan edebiliyor? Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, içkinin su yerine tüketildiği, zinanın meşru olarak görüldüğü, hırsızlığın-rüşvetin-gaspın düzen olarak kabul edildiği "modern orta çağı" yaşadığımız şu demlerde bütün bir dünya, topyekün, İslam güneşinin yeniden doğacağı günü beklemektedir.

Bugün Kuzey Afrika ülkelerinden, Orta Doğu'ya kadar geniş bir zemin üzerinde bunun doğum sancısını çeken müslümanlar büyük bir sabır içerisinde, Türkiye'nin öncülüğünü yapacağı aksiyonun tohumlarını filizlendirmektedir. Bugün Avrupa ve Amerika büyük buhranlara gebe iken, İslam Alemi'nin böylesine muazzam bir İslami patlama yaşaması, ve kademe kademe diğer mazlum ülkeleride tesiri altına alacak olması, yüreğimizde yeşertmeye çalıştığımız ümitler adına fevkalede muazzam hadiselerdir. İşte size kurtuluş iksirimiz,

Bugün televizyon, bilgisayar karşısında beyinleri uyuşturulan gençlerimizi, masum çocuklarımızı manevi dünyamızı yerle bir edici "ahlaksızlık felaketi"nden azami derecede korumalıyız. Peygamber efendimizden bihaber yetiştirilen çocuklarımızı yaz dönemlerinde mutlaka kuran kurslarına, camiilere göndermeli, çok küçük yaşlarda Allah ve Resulünün sevgisi aşılanmalı, saf ve tertemiz beyinlerine ulaşacak her türlü küfür frekansına engel olunmalıdır. Sizlere evlat nasıl yetiştirilir, sualine cevap verecek konumda değilim. Ancak İslam'ın bu topraklarda gerçek manada yeniden yerleşmesi için, gençlere ve çocuklara büyük önem verilmelidir.

Her müminin omuzlarında büyük bir yük vardır. Evlat sahibi her müslüman "çocuğunun" kılacağı namazdan sorumludur. Eğer evladını müminin miracı, kurtuluş çaremiz olan namaza alıştırmaz, onun namaz kılmasını sağlayamaz ise hem kendi geleceğini hemde evladının geleceğini ateşe atmış olur. Miraç Kandili'ni bir fırsat olarak değerlendirmeli, kalbimizde birazcık iman kırıntısı kaldıysa alnımızı bir ömür secdeden kaldırmadan Allah'a şükür makamında bulunmalıyız.

Ey Bizleri varlığa erdiren
Var olmadaki sonsuz zevki gönüllerimize duyuran
Güzeller Güzeli Rabbimiz!
Sana sonsuz hamd ü senalar olsun.
Kainatın İftihar Tablosu peygamber efendimize Sonsuz salât ü selam olsun.
Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder