2 Nisan 2011 Cumartesi

Yaşanmaya değer hayat nedir?

İnsanın bu dünyada yaşmasının bir amacı bir gayesi olmalıdır. Doğarken aldığı ilk nefesten ölürken vereceği son nefese kadar büyük bir tamamlılık içerisinde hayatı değerli kılacak manayı keşfetmelidir.
İnsanın ne olursa olsun hayatı boyunca verdiği mücadele onun yaşamını değerli kılar. Sadece boşlukta mekan işgal edip, nefes alıp vermekten başka bir işlevi olmayan, düşünme yeteneğini kullanamayan ve bazen hayvandan aşağı bir seviyeye inen, ruhunu zihninin karanlık odalarına hapseden ve kendisini maddenin pençesinden kurtaramayan bir canlı olmamalıdır.

İnsan hayatı madde yönü ile o kadar değersizdir ki, bir ineğin hayatına tercih edebilecek kadar değersizdir. Fakat mana yönü ile yeryüzünde en değerli canlıdır. Çünkü insan diye tabir ettiğimiz bu canlı düşünür. Gördüklerini okuduklarını akıl süzgecinden geçirir. Ve hakiki olana ulaşabilmek için sahte olanı, hakiki yaşama ulaşabilmek için ise dünya hayatını terkeder. Allah’a olan kulluk vazifesinin yerine getirilmesi madde yönü ile beş para etmeyen insanı topraklar altındaki mahzenlerden göklere çıkarır. Artık o değerli bir hayat olmuştur. Ve ibadet ile geçirildiği için zaman dilimleri daha çok değerlenir.
O halde son söz olarak şunu söyleyebiliriz. Görüyoruz ki biricik meselemiz İslam olmadan insan ne kadar boş hem eşyadan yoksun hem manadan yoksun. Yoklar içerisinde varı aramaya çalışmak çölde kutup ayısı ile karşılaşmaktan daha imkansızdır.

Veda ederken: Yaşanmaya değer, herşeye rağmen...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder