13 Mart 2011 Pazar

"Mehmet Akif Ersoy" bugün yaşasaydı?

Dün 12 Mart idi. İstiklal Marşı'mızın kabul edilişinin yıl dönümü idi. Bunun coşku ve heyecanı içerisindeyiz. Yazının başlığındaki soruyu yenilemek istiyorum. "Mehmet Akif Ersoy" bugün yaşasaydı? Evet tamda bu zamanda yaşasaydı.

Kızlarımızın dini inançları gereği kullandığı başörtüsü yüzünden tahsil haklarının elinden alındığı, annelerimizin cennet kokulu başörtülelerinin cumhuriyete bir numaralı tehdit olarak görüldüğü, kurtuluş mücadelemizin kalplerimizdeki iman sayesinde kazanıldığını unutupta "İstiklal Marşı"ndaki dini terimlerden rahatsız olan vatan hainlerinin cirit attığı şu devirde yaşasaydı. Onun çiğnetmedi, çiğnetmeyecek dediği Asımın Nesli'nin içerisine düştüğü acizliği görseydi, bizlerin fert fert yüzlerimize tükürüpte "Sizler marka müslümanlarısınız." demez miydi? Mehmet Akif Ersoy'u dini inançları gereği, İslama'a hizmet etmesinden dolayı hain olarak yaftalayanları görseydi ruhlarımıza lanet okumaz mıydı?

Allah'a ve dine küfredenlere nasıl müsade ettiğimizi izah edemediğimizde hakikati suratlarımıza bir tokat gibi çarpmaz mıydı? Vatana ve bayrağa ihanet edenleri gördüğümüz halde onların iki gözünü birden çıkaracak güç ve kuvveti kendimizde bulamadığımız ve bu halin devamına müsade ettiğimiz için esas hain olarak bizleri göstermez miydi?

Vazifemizi bir oyun sandığımız için, esas amacın oyuncağı kırıp yenisini aldırmaktan geçtiğini düşündüğümüz için "Emanetçiye bakınız. Davanın sahipleri bunlar mı?" diye bizden sonrakilere ibret vesikası olarak göstermez miydi?

***
Ağlanacak halimize gülüyoruz. Manadan maddeye kaçırılan bir gençliği hacivat-karagöz izler gibi büyük bir neşe içerisinde izliyoruz. Maddeyi manaya hakim kılmak için herşeyimizi ortaya döküyoruz.
Bu ihtarı size vermiyorum. Aksine vicdanıma veriyorum. İnsanlığın vicdanına...
İslam'ın bahsini yapmanın çağdışılık olarak anılacağı, Allah kelamının kısık seslerle gizli odalarda okunacağı bir çağ atlatıyoruz. Bizden önceki büyüklerimizin surda açmış olduğu öyle bir gedik varki bize düşen tek hamle rüzgarı beklemek yahut nefeslerimizi fırtınalaştırmak...

Son söz... 
Şimdi Kur'ana sarılma, alnını secdeye mıhlamak zamanıdır. Halis hürriyetin hakka kölelikte olduğunu bütün dünyaya ilan etme, gösterme zamanıdır. Bu kadar aksiyonsuzluk yeter. İstiklal Marşı'ndaki dini terimlerden rahatsız olan çağ dışı hayvanları müzelerde sergilemek için daha neyi bekliyorsun. Küfürle doldurulmayan daha neyin kaldı. Bir müminin duasının kaç füzeye denk olduğunun hesabını mı istiyorsun benden?  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder