5 Mart 2011 Cumartesi

Güneşli günlerin karanlık yüzü.(03.03.11)

Meydan / SİVAS
Kendi gölgem bela olmaz.
Güneş yeni doğmakta ve ben...
Daha dükkanlar açılmamış.
Saat sekizden önce açılmaz.
Çaresiz çorbacıya gideceğim.
Mercimek mi işkembe mi?
Mercimek olsun Mustafa ağabey.
Teypte Ferdi Tayfur çalmakta.
Ağlamazsam uyuyamam diyor.
Hakikaten son zamanlarda az uyuyorum.
Programımın dışına hiç çıkmazdım.
Serbest takılıyorum, ölçüsüz...
Sonra eve geldim.
Biraz televizyonda gezindim.
Gazeteleri okuyan bir adama denk geldim.
Sıkıldım. Kapattım.
Bugün dersim yok.
Öğleden sonra bakanı görmeye gideceğim.
***
Protokolün karşısında yerimi aldım.
Kimse fotoğraf çekmediğinden bende onlara uydum.
Aynı şeyler tekrarlandı.
Devlet sanatçıları sahne aldı. İyiydi.
Biraz sonra kürsüye bakan çıktı.
Başbakanın adını her kullanmasında salon yıkıldı alkıştan.
Üst düzey bir güvenlik önlemi yoktu.
Bakanın hitabetinin zayıf olduğunu anladım. Bu konuda Başbakan bir Bülent Arınç iki numara. Derken saat beş oldu. Ağır adımlarla meydana kadar çıktım. Banklardan birisine oturup yarım saat kadar öylece durdum. Tugayı aradım. Sonra birlikte Mustafayı almaya gittik.
Peşinden hep beraber dürüm yedik. Akşam sesli kitap hakkında bloga bir yazı yazdım. Geniş aile denen zımbırtıya biraz baktım. Ardından ders çalıştım.
***
İşte birgün daha bitti. Stop!

1 yorum:

  1. hergünün hayırlı geçmesi dileği ile.Ama ömrümüzden bir gün veya günler görebiliyorsak şükür etmeliyiz.

    Esen kal değerli kardeşim.

    YanıtlaSil