4 Mart 2011 Cuma

Görme engelliler için okuyorum: SESLİ KİTAP

Aziz kardeşlerim,
Görme engelli kardeşlerimiz için (bu konuda bir çok örgütlenme var fakat ben onlara dahil değilim.) bir kitap seslendireceğim. Hangi kitabı seslendireceğimi seçtim. Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in roman kalıplarında tek ve eşsiz eseri olan "AYNADAKİ YALAN" isimli romanı seslendireceğim. Kitap hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Daha öncede üç kez okuğum bir kitap. Her okumamda ayrı lezzet veren cümleler bütünü... Kitap bir roman olmasına karşın imani bir takım meselelerede vurgu yapmakta.

Roman, üniversitede felsefe asistanı olan Naci'nin hayatı etrafında gelişir… Bu hayat, Necip Fazıl'ın kendi hayatı değildir ama onun hayat hikayesindeki bir çok unsuru içinde barındırır. Naci, çevresine karşı davranışlariyle, kadın, cemiyet ve sanat anlayışiyle, hayata ve ölüme dair düşünceleriyle bir karakter bütünü halinde şekillendikçe hayalimizde bir Necip Fazıl portresi belirir gibi olur.

Kitabın bazı bölümlerinde insan gözyaşlarını tutamıyor. Kitaptan birkaç cümle vereyim isterseniz. Kitabın neyi anlattığı gözünüzde canlanacaktır.
-Sen misin, şüphe aleti olmakla övünen biçare akıl?.. Bizzat kendinden şüphe edebilecek misin?.. İşte o vakit kurtuldun ve haysiyetine, kıymetine kavuştun demektir.
-Yaşamanın manasını mı soruyorsun?.. Sana göre bir cevap vereyim: Her işde ölümü unutmak faliyetinden başka bir şey değil... Evet, size göre yaşamak bu!
-Felsefe ha! Göğü zıpkınlamak işi... Keşke işiniz toprağı bellemek olsaydı!

***
Şimdi ana karakter Naci hakkında konuşalım.
Biraz öncede belirttiğim gibi Naci üniversitede Felsefe asistanı olarak görev yapmaktadır.Ehli Dünya Belma,Komunist Mine ve Dünyalar Tatlısı Hatce Naci'nin hayatındaki kadınlardır. Naci önceleri Belma'ya deli gibi aşıktır. Mine ise Naciye aşıktır fakat dünya görüşleri farklıdır(Komünist Mine). Kitap Belma ve Minede normal roman tarzında ilerlerken Naci'nin Hatce ile tanışıp tasavvuf alemine geçiş yapması ile roman tarzından uzaklaşıp tasavvufi bir havada devam ediyor. Fakat üstadın dil yönüyle muazzam bir seviyede kuvvetli oluşu bu geçişi hissettirmiyor, bilakis her sözcüğü insanı saatlerce düşünmeye sevkediyor.
Naci, Hatce ile tanışınca İslamiyeti tanıyor. Tezini değiştiriyor. Nacinin üzerinde çalıştığı bu tez Avrupa'da büyük bir yankı buluyor fakat memlekette tam tersi bir hava oluşuyor. Avrupanın büyük bir ilgisi ile karşılaşan tez, memlekette profesörler tarafından kabul edilmiyor.
Peki neden kabul edilmiyor. Naci'nin bu üç kadınla ilişkisi nasıldı? Naci Hatce ile evlenecek mi? Naci'nin tezi en sonunda kabul görecek mi? Hepsi bu kitapta... Mutlaka okunması gereken bir edebi şaheser.

3 yorum:

  1. üstadın hemen hemen kitaplarını okudum ama bu kısmet olamdı.inşallah en kısa zamanda alıp okuyacağım.
    esen kal değerli kardeşim

    YanıtlaSil
  2. harika bir proje. duyarlılığından dolayı tebrik ederim canım kardeşim

    YanıtlaSil
  3. seviyorum sizi kardeşlerim:D

    YanıtlaSil