8 Şubat 2011 Salı

Hakikatin sırrına erişmeni yüce Allah'tan diliyorum.

Aziz kardeşlerim,
Evvela sizleri selamların en güzeli ile selamlarım.
Son birkaç gündür blog ortamın karşılaştığım bir şahıs üzerine bir açıklama yazısı yazma gereği duydum. Evet, "Adsız" takma ismi ile çeşitli bloglara yorum bırakıp şahsıma hakaret eden bu insan(!) nihayet benim blogumada hakaret içerici yorumlar yazmaya başladı. Her bir cümlesinden içerisinde bulunduğu çıkmazı, manasızlık çölünde kaybolması ile manaya duyduğu susuzluğu görebiliyor, karakterini kaplayan tahammülsüzlük bulutunun yağmurlarını hissedebiliyorum. Her bir cümlesinde ayrı bir hakaret barındıran bu şahısı buradan edeb ve ahlak kurallarına davet ediyorum.

Yorumlarınızı bilerek yayınladım. Çünkü karakterinizi ve sizin gibi insanları herkes iyi tanısın istedim. Size sizin dilinizle cevap vermek yerine "Hokkabaz" adlı şiirimle cevap vermeyi yeğledim. Zira size sizin diliniz ile hitap etmeme ne karakterim müsade eder nede almış olduğum terbiye bu ahlaksızlığa izin verir.

Şunu unutmamanızı istiyorum. Tek mutlak olan tek doğru olan İslamiyet'tir ve İslamiyet'ten başka herşey yanlıştır, yalandır. Bu konuda size sayfalar dolusu tahlilde sunmak isterdim fakat ezberci olduğunuz için buna değmeyeceğinizi düşünüyorum. Bizleri sahte müslüman olarak yaftalayan sen bizim memur olduğumuz İslam Davasının önüne engeller çıkarmak istiyorsun o halde esas mana yönü ile sahtekarsın. Dilin ve farklı söylüyor eylemlerin farklı söylüyor.

Bizim temelimiz Mevlana HZ.'lerinin hoşgörü felsefesi yatar. Biz her zaman demokrasiden yana olduk. Her zaman çok sesliliği savunduk. Darbecileğe, statükoculuğa karşı durduk. Yaradanı yaradandan ötürü sevmesini bildik. Hiçbir kardeşimiz arasında sen sağcısın sen solcusun ayrımı yapıp ayrıştırıcı olmadık. Farklılıklarımızın esas zenginliğimiz olduğunun farkında olduk. Fikir yönü ile bu istikamette yazılarımız ile hoşgörü ortamına giden yollara çiçekler ekmeye çalıştık. Ve nihayet Demokrasi ülkesinin kapılarına dayandık. Şimdi tek hamle cebimizde kaybettiğimiz anahtarı bulup kapıyı açmak. Geriye kalan bu çok basit hamleyi engellemek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Bizleri bu amaç uğruna mücadele verdiğimiz için gerici olarak yaftalayan sizler esas gericiliği yapıyor bizleri batının orta çağ demlerine mahkum etmek için vargücünüzle çalışıyorsunuz.

Şimdi sana tavsiyem, fikir bataklığında boğulmadan kalbindeki manaya sarılman ruhunu İslam güneşinde eritip, sünnet süzgecinden geçirdikten sonra düşüncelerini vicdan gözü ile tekrar görmen...
Sözlerimi bitirirken birgün gerçek manada hakikati bulucağını yüce Allah'tan diliyorum. Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Vesselam...

Veda ederken: Anlayabilmek ümidi ile...

3 yorum:

  1. Yüreğine sağlık aziz kardeşim.benim yazı birazağır oldu ama sen benim duyguları da toparlamışsın.

    YanıtlaSil
  2. Değerli kardeşim böyle densiz insanlar her zaman çıkar.
    Hazmedemez, kabullenemez veyahut çekemez.
    Bunların alamadığı terbiyeyi vermek güçtür.
    Ben bunlara serseri mayın diyorum.
    Bunların ellerinden dahası gelmez.
    Nerede nasıl davranacaklarını nasıl konuşacaklarını bilemezler.
    Kalemiyle savaşacak yer de küfürle, hakaretle sizleri bastırmaya çalışırlar.

    Cümleler doğrudur sen doğru isen ,doğruluk bulunmaz sen eğri isen.

    Sen doğru olda varsın sanan eğri sansın. Lakin sakın unutma ki sen kendini bir şey sanmadığın sürece doğru insansın. [Yunus Emre]

    YanıtlaSil
  3. Sağ taraftada dediğim gibi "Şahsımın, gerçek bir yazarın kaleminden sızan mürekkep damlası kadar itibarı ve ehemmiyeti yoktur."

    Yapabileceğimiz en büyük hata kendimizi davanıni önünde görmektir. Üstadında bir konferansında dediği gibi hepimiz şöyle diyelim. Bu sel üzerinde bir saman çöpü olsam daha ne isterim.

    YanıtlaSil