Bilanço

21 Mart 2010

BİLANÇO

Şimdi leke, asıl renk,
Kargaya kaldı ahenk,
Eşediler kandile,
Açtılar güneşe cenk.
Kaldırıldı perdeler,
Avret yerinden kepenk.
Pazarlarda satılık,
Vicdanlar hevenk hevenk.
Bir nesil türettiler,
Yamyam sürüsüne denk.
Oh, ne tatlı şey derler,
Necaset yese firenk.
Bunlara vit, bit zehiri;
Ne ip, ne top, ne tüfek!
Leşlerine yakışan,
Köpek tersinden çelenk.
Pezevenklik mi desem;
Azdır, der,bizim mihenk.
Ama, kız satan değil,
Vatan satan pezevenk!..

(1980-Necip Fazıl Kısakürek
 Veda ederken: Erişilmesi güç bir mertebe...

Kürsümden yükselenler-5

15 Mart 2010

Türkiye gerçekten özgürlükler ülkesi mi diye soruyorum şu günlerde kendime? Yoksa darbeci zihniyetin yıllarca yasakçı bir politika sergileyerek yurttaşlarına çifte standartın(bkz. başörtüsü çıkmazı) uygulandığı, dindarların geri kafalı olarak nitelendirilirken başörtüsünden dolayı eğitim hakkı elidenelinden alınan gençlerin yaşadığı ülke mi?

Sorular sorular... Yıllardır gördüğümüz sesimizi çıkarmamıza rağmen çığlıklarımızın yankı bulmadığı bir ülkede nasıl özgürlükten bahsedilebilir. Ne gariptirki kendi vatanında azınlık muamelesi gören insanların ülkesi bu topraklar. İstiklal marşımızdaki islami terimlerden rahatsızlık duyan rahatsızların yaşadığı ülke mi. Ezan, kuran sesine tahammül edemeyen, Türkiye'de manevi değerlerden yoksun bir nesil yetiştirme gayreti içerisinde olanların ülkesi mi? Yoksa Osmanlı'dan nefret eden ermeni savunucularının cirit attığı topraklar mı?

Durum raporu-6

13 Mart 2010

Değerli dostlarım uzun zamandır günce bölümünü hakkıyla besleyemiyorum. İşlerimin yoğunluğu münasebetiyle blogada pek zaman ayıramadım. İsterseniz birazda kendi yaşantımdan bahsedeyim sizlere. Şu sıralar Sivas'ta havalar hissedilir derecede ısındı. SSK'nın oradaki dereceye geçenlerede rastladım, 19 dereceyi gösteriyordu. Zira sivasın kışıda 2 ay sürer son 5 yıldır. Derslerimin ağırlaştığı şu sıralar kendimi bitkin ve yorgun hissediyorum. Akşamları eve geldiğimde üzerimde büyük bir ağırlık oluyor. Uyumamaya çalışıyorum saat 11'e kadar ama bir bakmışım saat on buçuk. Bunun sebebi evde kahvemin bitmesinden kaynaklanıyor. Bilirsiniz ben kahvbeyi sade şekersiz içerdim. Ancak daha sonra yanına süt tozunuda ilave edince kahve kahveliğini yitirdi, üzerinde bir parmak köpük olan(ne derler sizin oralarda kapicino muydu?) kapicinoya dönüştü. Neyse fazla laf kalabalığı yapmadan veda ederken kısamına geçiş yapayım.

Veda ederken: Görüntüye aldanmamakta fayda var diye düşünüyorum.

Harlem'in Beyaz Atlısı-5

5 Mart 2010

Amerika'dan dost ayıdan post olmaz! Neden mi diyorsun. O kadar çok neden var ki bir kaçından gücümün yettiği kadar bahsetmek istiyorum. İsterseniz son olaydan hani şu ermeni tasarısı zımbırtısı varya ondan bahsedelim. Sözde ermeni soykırımını tüm dünyaya kabul ettirmenin derdinde olan ermeni locası yapacağını yaptı. Ama şunu söylemek isterim ki ortada ne kanıtları var nede dayanakları... Uluslararası bir oyun oynanıyor ortada. Herkes kendi çıkarında. Amerika ne çıkar sağlayacak onu bilemiyorum. Ama ermenilerin bu sözde soykırımı dünyaya kabul ettirmeye çalışarak yapılan normalleştirme çalışmalarına balta vurduğunu iyi biliyorum.