16 Aralık 2010 Perşembe

Zaman denen nehir akarken: 2010

Bir sene daha geride kalıyor. 2009 yılının nisan ayında çıkmış olduğum blog yolculuğum 2011 nisanda Allah izin verirse üçüncü senesini dolduracak. 2010 yılının şu son günlerinde geride bırakacağımız yılda neler yaptık, gerçekleştirdiğimiz ve gerçekleştiremediğimiz projelerimiz neler, neler kazandık, neler kaybettik... İşte bütün bunların kısa kısa tahlillerini yapmak istiyorum.

2009 yılında Ufuk kardeşim ile başlayan dostluğumuz 2010 yılınındada gelişerek devam etti. Ve birkaç tane ortak proje çalışmamız oldu. Fakat bu projelerden başarıya ulaşanı ve kalıcı olanı "Serbest Kürsü" isimli politika, siyaset ve kültür temelli bir e-dergi projesi idi. En son 7. sayısı çıkan dergimizin okunma oranı diğer dergilere göre çok çok küçük olsada yaklaşık her sayımız 700 ve 1000 kişi bilgisayarına indirip ilgi gösterdi. Yarım kalan bir başka projemiz ise belki başarısızlık ile sonuçlandı. Siyah Aydınlık ismi ile ortak bir blog yayını yapma fikrimiz vardı. Ancak aksilikler peşpeşe gelince bu proje daha başlarda son buldu.

2010 yılı benim açımdan son derece aktif geçti. Bu zaman süresince şiir yazma kabiliyetimi birazda olsa geliştirdim. Ve kişisel bir proje ile iki ay önce okurlarımın karşısına çıktım. Zindan İle Gelen Özgürlük: UYANIŞ isminde bir kısa öykü yazdım. Tefrika şeklinde blogumda yayınladım. Daha sonra bölümleri birleştirip e-kitap haline getirdim.


Bu yıl bitmeden yapmak istediğim başka bir proje daha var. 2009 ve 2010 yılları arasında yazmış olduğum şiirleri derleyip e-kitap halinde yayımlamak. İsim olarak şimdilik aklımda bişey yok. Birde düzenli bir şekilde bloguma yazmış olduğum yazılar var. Bu bakımdan blogun temel besini olan makalelerim, denemelerim, şiir ve hikayelerim devam edecektir.


Blogumdaki yazıların bi kaç tanesini sesli yazı şeklinde sunmuştum. Ancak araç ve gereçlerimizin yetersizliği ve şu sıralar soğuk algınlığı yaşamam dolayısı ile biraz ara verdim sesli yazılara. Bazen bloga bir iki ay süre ile reklam aldığımda oldu. Önce Adsense kullandım ama iyi kazanamayınca Adtech servisine geçtim. En azından blogun özel domain ücretini bu vesile ile çıkarmış oldum. Fazlasında gözüm olmadğı için 13.99 doları gördüğüm an reklam akışını kestim.


Bazen kitaplar üzerine bazende sinema filmleri üzerine kritikler yaptık. Bazen haddimizi aşarak memlekete meseleleri üzerine görüş bildirdik bazende susmasını bilerek konuşmadık. Ama her zaman doğru yolda yürüdük. Bilmediğimiz konularda yazılar yazmadık. Bildiğimiz şeyleri saklamadık.
Ve böylesine nice yıllar geçirmek dileği ile yolumuz daima bir olsun Ufuk Kardeşim... Daha yürünecek çok yol var. Bu yollar çoğu zaman dikenli ve taşlı olacaktır. Ancak geriden gelenler için yolları temizlemek üzere birilerinin kendisini bu vazifeye memur olarak ataması lazımdır. Bizimde o memurlardan olmamız dileği ile. Vesselam...
Veda ederken: Zaman denen nehir akarken, 2010

1 yorum:

  1. SENİNDE DEDİĞİN GİBİ "daha yürüyecek çok yol var"
    AYNEN KARDEŞİM.ALLAH YOLUMUZU BAHTIMIZI AÇIK ETSİN.

    YanıtlaSil