20 Kasım 2010 Cumartesi

Newyork'ta Beş Minare (İnceleme)

Filmin incelemesini yapmadan evvel filmin konusunu hatırlamak filmi izlemeyenler için iyi olacaktır.
Kırmızı bültenle aranan ve ismi fenomene dönüşen radikal dinci bir örgütün lideri Deccal kod adlı suçlunun Amerika’da yakalandığı bilgisi gelir. Teşkilatın en başarılı iki polisi Amerika’ya suçluyu teslim almaya giderler. Bundan sonrası kolay gibi görünür ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İstanbul, New York, Bitlis üçgeninde geçen hikaye, yakın dönemin Türkiye’sini sorgularken, 11 Eylül sonrası Amerika ve dünyanın İslam ile olan paranoyasının altını çizecektir.
Film Newyork, İstanbul, Bitlis üçgeninde geçiyor. Filmin siyasi ve dini mesajlar  verme kaygısı ile hazırlandığı aşikâr. Filmin ilk izlediğimde beklentilerim çok yüksekti. Filminden önce fragmanı izlemek bana film hakkında ümit vermişti. Şunu söyleyeyim. Filmin ilk 30 dakikası aksiyon yönünden tatmin edici. Fakat filmin devamında durağan bir hal alması aksiyon sineması seyircisi için bir hayal kırıklığı.


Oyuncuların performanslarındanda bahsetmek istiyorum. En iyi performansı bana göre Haluk Bilginer gösterdi ki bunu kimse inkar edemez. Açıkçası ben Mahsun Kırmızıgül'den daha büyük bir oyunculuk bekliyordum. Bana göre Güneşi Gördüm filminde oyunculuğu daha iyiydi. Birde filmde Mustafa Sandal gerçeği var. 10 Milyon Dolarım olsa bir pop şarkıcısı yerine gerçek bir sinema aktörü ile anlaşırdım şahsen. Filmdeki amerikalı aktörlerinde performansları fena değildi. Fakat şunu  unutmamak gerekir. Film iyi veya kötü bu göreceli bir kavram. Bu film artık Türk sinemasının değiştiğine artık bizimde Hollywood(vari) filmler yapacağımızı gösteriyor.

Veda ederken: Herşeye rağmen gidip izleyin. Türk sinemasına destek (::

1 yorum: