16 Kasım 2010 Salı

'Kurban Bayramı'nın ehemmiyeti üzerine...

Bugün Kurban Bayramı'nın ilk günündeyiz. Hepimizde büyük bir heyecan ve sevinç var. Ve az sonra akrabalarımızın, arkadaşlarımızın, dostlarımızın ve hakkın rahmetine kavuşmuş olanların ziyaretine gideceğiz. Bayramı doya doya yaşayacağız. Durumu iyi olanlar kurban vazifesini yerine getirecekler ve kardeşliği kardeş olmayı birkez anlayacağız. Dostlarımız ve akrabalarız ile dargın isek barışacağız. Bu bayramda bir yüz gram et bile alamayan kardeşlerimizin sofrasına et girecek.

Bu açıdan kurban bayramının ehemmiyeti insanları birbirine yaklaştırma ve insan olma ortak paydasında birbirimizi gözetme konusunda büyüj bir önem arzetmektedir. Ancak dünyanın farklı bölgelerinde bırakın et yemeyi bir lokma ekmeğe muhtaç insanlar yaşamakta.
Özellikle afrika kıtasında batılı adamın "siyah köle" olarak nitelendirdiği kardeşlerimizin içerisinde bulunmuş olduğu durumu iyileştirme adına birşeyler yapabiliriz. En azında beş on lira gibi bir yardımda bulunabiliriz İHH gibi örgütlere.

Sizlere Charles Bukowski'nin bir sözünü paylaşmak isterim.
İlaç Göndermeye Karar Vermiştik Afrika'ya... Ancak Hepsinin Üzerinde Tok Karnına Yazıyordu.
 Bu sözler söyleyecek başka bir söz bırakmıyor. Onların yiyecek bir lokma ekmeği yokken biz nasıl gönül rahatlığı ile bayram yapabiliriz. Ben bu satırları yazarken afrikanın bir köşesinde masum bir çocuk açlıktan ölmekte belkide.

Veda ederken: İnsan insanım diyorsa birşey yapmalı !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder