3 Kasım 2010 Çarşamba

Devler kıvranıyor, cüceler çırpınıyor...

Üstad bir konferansında şöyle bir tabir kullanmıştı: "Devler kıvranıyor, cüceler çırpınıyor...". Bu sözün manasını idrak edebilmek aslında meseleyi çözmek ile eşdeğerdir. Şu asırda insan makinanın hakimiyetine girmiştir. Batı kendi yaptığı makinanın esiri olmuştur. Madde yönünden doyan emperyalist batı devletleri ve amerika manaya erişemediği ve hiçbir zamanda erişemediği için bu meseleye bir çare bir formül aramakta adeta kıvranmaktadır. Amerika ve avrupada meydana gelen intiharlar bunun en büyük göstergesidir.

Batı bu hal içerisinde iken yüzyıllar boyunca emperyalist batılı devletler tarafından sömürülmüş devletler ise çırpınmaktadır. Yani manaya sahip olmakla kurtuluşa eremeyen ve madde planında eksik kalan devletlerde şu asır içerisinde çırpınmaktadır. Çare nedir peki-diğer yazılarımda defalarca vurguladığımı yine söyleceğim-;


  1. Batılı devletler konusunda bir çözüm yoktur. Onlar kıvranmaya devam edecektir. Ancak ne zaman ki İslama sarılıp hak yolunu tutarlarsa kıvranmaktan kurtulup gerçek manada medeniyete kavuşacaklardır.
  2. Çırpınan devletler için ise mana planından sonra maddeyede gereken ehemmiyeti verip bu iki pencereden baktıktan sonra hakiki dengeyi ne zaman kurmayı başarabilirlerse gerçek manada kurtuluş erecektir.
İşte formül bundan ibaret kısacası kendimizi Allah'a teslim edip İslam'a var gücümüz ile sarılmak ve bir daha bırakmamak...Esen kalın...

Veda ederken: Resimde yazıya uymuş değil mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder