27 Kasım 2010 Cumartesi

Ağlamak isteyenler için "Canım Kardeşim"

Bu filmi ilk 7 veya 8 yaşlarımda izlemiştim. O yaşlarda Kahrama karakterinin üzerimde bıraktığı etkiyi bir zaman atamamıştım. Çoğu kimse izlemiştir Türk Sinema tarihinin en duygusal en dramlı en gerçekçi en dokunaklı ve gerçekten içten ağltan filmi olan Canım Kardeşim'i... Film 1973 yılında vizyona girmiş. Oyuncularını gördüğümde bir komedi filmi sanmıştım. Öyle türk sinemasının çapkın oyuncusu Tarık Akan, hababam sınıfının güdük necmisi Halit Akçatepe, gülüşü ile bizleri güldüren Adile Naşit, usta oyuncu, komedyen, sanat adamı Kemal Sunal, Metin Akpınar, Sıtkı Akçatepe... Bu isimleri saymak bile yetiyor insanın gülmesi için. Fakat film öyle değil işte. Usta yönetmen Ertem Eğilmez'in penceresinden 1970'lerin Türkiye'si çok gerçekçi bir şekilde gösterilmiş seyirciye. Adeta bir belgesel tadında film. Filmi dün yine izledim ve bazı notlar çıkardım izlerken tabii gözlerim rutubetli bir şekilde..:((


Bazı insanlar lüks deryasında kendilerine yön vermeye çalışırken bazı insanlarda bataklıktan çıkabilmek için çırpınmakta fakat her çırpınışları onları daha batırmaktadır. İşte filmde tam böyle bişey... Film bence bir belgesel niteliğide taşımakta ve Türkiye gerçeklerini seyircinin yüzüne tokat gibi vurmaktadır. Kardeşinin kan kanserini olduğunu öğrenen bir abi kardeşinin en büyük arzusu olan bir televizyonu bile alamamakta ve insana parasızlığın gözü kör olsun dedirtmektedir. Her Türk filminde hastane sahnelerinde oyuncular dışında kimseyi göremezken bu filmde dönemin gerçek hastane koridorlarını göstermektedirler(Hastane koridorlarında sigara içen insanlar). Filmde kanını satan insanlarda dönemin bir başka gerçeği imiş. Ve en nihayetinde küçük kahramanın abisi ve abisinin sadık arkadaşı Halitte kan kanseri olan kardeşlerini lokantada yemek yedirebilmek için kanın satarlar.

Filmde Adike Naşit'ten başka kadın oyuncu bulunmamaktadır. Ve kimse kimseye aşık olmamaktadır. Zamanın epey ilerisinde bir filmdir. Kancı Mehmet ağa evine televizyon aldığında bütün mahalleli tebrik ederken, Kahramanın ve Muratın(Tarık Akan) babası öldüğünde kimse başın sağolsun demiyor. Birde küçük kahraman ile arkadaşı arasında geçen bir diyalog var ki yürek burkar.

kah: kahraman
moa: misket oynayan arkadaşı
---
kah: bana bak, sana bir şey söyliyim mi?
moa: söyle
kah: kimseye söylemek yok ama!
moa: iyi ya söylemem.
kah: yemin et bakiyim.
moa: valla billa söylemem.
kah: ben ölücekmişim.
moa: ne var oğlum bunda yemin ettiricek?
kah: hiiiiç..ama abimle halit abim "duydun mu?" diye bağırdılar akşam bana. ben de korkudan "duymadım" dedim.
moa: sen sahiden ölürsen bilyalar nolucak?
kah: ne biliyim ben.
moa: bana versene?
kah: iyi ya, ölünce abimden alırsın.
moa: yaşa ulan!






Veda ederken: İzleyin ğişman olmayacaksınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder