28 Temmuz 2010 Çarşamba

Birinci düşmanımız, nefis denen şeytan

Günler ne çabuk geçyor, neredeyse daha dün şu Sivas'ın soğuğunda şikayette bulunurken, bugün kan ter içerisinde bu yazımı yazmaya çalışıyorum. İnsanoğlu hayatta(benim gibi) en mükemmeli arar ama nihayetinde bulamaz. Gerçi ne zaman bulmuştur ki, hep daha fazlasını ister. Biz bunun adına nefis diyoruz. Bedüizzaman hazretlerinin bir sözünü işitmiştim-hangi risalesinde olduğunu tam hatırlamıyorum- nefis insanın kendi şeytanıdır diyordu. Zira haksızda sayılmaz, en büyük günahları bizlere işleten ve bir türlü doymak bilmeyen de nefis değilmiydi.

Peki bu nefis denen şeytan  hep bizi alt mı edecek, hep günah hanemizi doldurmamızı mı sağlayacak. Nefsi köreltmenin pekçok yolu mevcut(okuduğum kadarı ile). Bu yolların başında iman gelir, imanımız ne kadar güçlü olursa nefse yenilme katsayımız azalır.
Dolayısı ile bu savaştan galip gelmiş oluruz. Peki imanımızı nasıl güçlendirebiliriz. Sorunun cevabı aslında basit. Her baktığımız nesnede(atom çekirdeği dahi) Allah'ın varlığı ve birliğini görerek, bununla birlikte ona kulluk vazifemizi gerçekleştirerek iman hadiseyi güçlendirebiliriz.

Hep siyaset politika konuşacak değiliz ya, birazda hasada yönelik yatırımlar yapalım öyle değil mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder