29 Temmuz 2010 Perşembe

Karanlıkta kalırsan eğer oku bunu

 Bu duaya tamda Türkiye'de darbe havası solumak isteyenlerin cirit attığı şu günlerde ihtiyacım vardı. Okumakta fayda var namazdan sonra daha faziletli imiş.

Allahım!
Masallarda, çocuğu olmayan çiftlerin yaptığı gibi, hangi tılsımlı elmanın yarısını Türk edibi ve öbür yarısını Türk okuyucusu yiyecekse yese de, hakikî Türk münekkidi doğsa...

Allahım!
(Fuzulî)yi, (Sinan)ı, (Yesarî)yi, (Itrî)yi doğuran Türk cemiyeti, altı yüz yıldır beklediğimiz Türk mütefekkirini yetiştirse de, şu Batı ve Doğu meselesinin tam bir muhasebesi görülse...

Young Boys kadıköyede bekleriz

Dün NTV'de 3 büyüklerin avrupa kupaları deplasman maçlarını yayınladğını(hemde şifresiz) öğrendiğimde saat 21:00 da siyah beyaz televizyonumuz karşısında(2. el star tv gazetesinden çıkmıştı) maçın keyfini yaşayamama fırsatı bulduk. Doksan dakika boyunca Young Boysun o nefis harikulade benzersinz ataklarını ve kaçan gollerini gördüğümde fener bu sene şampiyon olursa tokatspor süperlige çıkar gibi bir mantık yürüttük. Kaleci volkanı gerçekten tebbrik etmek lazım. Saha tek iş yapan oydu. Aykut kocaman maç sonunda bu beraberlik(dua etsinler) karşısında bahane olarak eksikleri göstersede ben daha iyi bir bahane buldum. Acaba Alexin artık yaşlanmış olması ve ortasahayı domine edemiyor olması bununla birlikte Aziz'in hala Alex'e bel bağlayıp frikikten gol beklemesi olabilirmiydi?

Kes Yapıştır Kültür, Kimlik ve Karayıp Müziği (İnceleme)

Müzik sadece ritimle topluluğu değil aynı zamanda bir milletin kültürünü örfünü ve adetlerini yansıtan bulunmaz bir kültür hazinesidir. Tamda bu noktada sayın Dick Hebdige beyefendi olayın insanlara kavratmaya çalışan Kes Yapıştır Kültür, Kimlik ve Karayıp Müziği bir kitap yazmış. Derseniz ki okudunmu kardeşim burada ahkam kesiyorsun yok henüz kitaba ulaşabilmiş değilim internet araştırmalarında rastladım hepsi bu kardeşim cevabımı vermeye hazırım. Yalnız buradan kitaba umut bağlayıp kitapta Fidaydayı araştırmaya kalkmayın kitap Türk kültürünü anlatmıyor. Yabancı müzik kültürleri arasında saydam bir geçiş yaparak onu ona bunu buna bağlıyor ve bir bütünü yani evrensel müziği elde etmeye çalışıyor.

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Antikapitalist olmak mümkün mü?

Beni tanıyan veya yazılarıma bir göz gezdiren herkes antikapitalist birisi olduğumu bilir(yada ben öyle tahmin ediyorum). Ancak değişen dünya şartlarında antikapitalist kalmak mümkün mü veya antikapitalist nasıl kalınır? Zor bir sual olmasa gerek. El-cevap için yazıyı takip edin.

Para günlük hayatımızda bir numaralı nesne o olmadan su içemiyoruz, yemek yiyemiyoruz, taşıtlara binemiyoruz, seyaset hakkımızı kullanamıyoruz, iletişim özgürlüğümüzden faydalanamıyoruz ve daha niceleri... bütün bunlardan kendini muaf tutan varmı. Bu yazıyı yazarken bile kapitalizme bir nevi hizmet etmiş olmuyormuyum. O zaman kapitalizmi sevmemek insanı antikapitalist yapmaz. Bir insanın antikapitalist olabilmesi neredeyse imkansız denecek kadar azdır (: Dalga geçtiğimi düşünenleriniz varsa inanın yanılıyorlar. Ben dahi antikapitalist olduğumu iddaa ederek aslında kendimi kandırmış oluyorum.

Açıklıyorum bende Galatasaray taraftarıyım (:

Olmadı bunca yazı arasında Galatasaray adına birşeylerin bulunmaması sen ne biçin taraftarsın sorusunu sormama vesile oldu. Hakkımda bölümünü okuyanlar benimde koyu bir taraftar olmasamda bir Galatasaray hayranı olduğumu tahmin edeceklerdir. Bu sene yapılan transferlerden biraz bahsetmek istiyorum(bir el atmadığım orası kalmıştı şimdi oldu). Transfer sezonuna bomba gibi başlamasada sonradan açıldı benim aslan takımım. İlk önce yerli transferlere yöneldi beni sevindirmişti. Tam cevheri bulduk dediğimde birdn pino ve cana söylentileri çıktı. Yabancı futbolcu düşamanı olarak sen ne yaptın Adnan dedim. Yabancı futbolcularda(hagi seni tenzih ederim) ruh yokki arkadaş.

Bu arada futbol bloglarında yeni bir trend olmuş Galatasaray ruhu. Eğer Galatasaray ruhu hakkında ahkam kesecek biri varsa o da Efsane kaptan Bülent Korkmaz abimizdir.

Birinci düşmanımız, nefis denen şeytan

Günler ne çabuk geçyor, neredeyse daha dün şu Sivas'ın soğuğunda şikayette bulunurken, bugün kan ter içerisinde bu yazımı yazmaya çalışıyorum. İnsanoğlu hayatta(benim gibi) en mükemmeli arar ama nihayetinde bulamaz. Gerçi ne zaman bulmuştur ki, hep daha fazlasını ister. Biz bunun adına nefis diyoruz. Bedüizzaman hazretlerinin bir sözünü işitmiştim-hangi risalesinde olduğunu tam hatırlamıyorum- nefis insanın kendi şeytanıdır diyordu. Zira haksızda sayılmaz, en büyük günahları bizlere işleten ve bir türlü doymak bilmeyen de nefis değilmiydi.

Peki bu nefis denen şeytan  hep bizi alt mı edecek, hep günah hanemizi doldurmamızı mı sağlayacak. Nefsi köreltmenin pekçok yolu mevcut(okuduğum kadarı ile). Bu yolların başında iman gelir, imanımız ne kadar güçlü olursa nefse yenilme katsayımız azalır.

23 Temmuz 2010 Cuma

Kaç füzeye denk bir müminin duası!

Yirminci Asrın ablak yüzlü feza pilotu!
Buldun mu Ay yüzünde ölüme çare otu?
Bir odun parçasına at diye binen çocuk!
Başında çelik külâh, sırtında plâstik gocuk.
.................................
................................
Not(08.07.2011): Şiirin yayın hakları Büyük Doğu Yayınları'na aittir.
 Değerli üstad Necip Fazıl Kısakürek beyefendinin "Feza Pilotu" adlı şiiridir. Anlayabilene ve anlatabilene ne mutlu...

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Alternatif çözüm önerileri-1

Yeni dizi açmaya karar verdim. Aslında uzun süredir aklımda vardı böyle birşey. Ama nereden nasıl başlasam bilemiyordum. Açılımla başlayayım dedim. Zaten daha önce onlarca yazı yazmıştım bu konuda. Bende kapalı alanlarda sigara yasağı ve bu yasağa çözüm önerileri ile başlayayım dedim. Devlet babaya akıl vermek her ne kadar haddim olmasada olurya birileri okur diye yazıyorum.

Bilindiği üzere iki üç senedir kapalı alanlarda sigara içilmesi yasaklandı. Buna en çok tepkiyi kıraathane yani kahvehane işletmecileri gösterdi. Kahvehaneciler odası başkanı falan bu yasağın esnestilmesini istedi. vesaire vesaire.

İki Darbe Arasında İlginç Zamanlarda (İnceleme)

Kitabın ismini ilk duyduğumda merak ettim kitabın içeriğini. Ancak kitabın yazarının ismini öğrenince merakım dahada arttı. Kitabın yazarı İskender Pala beyefendi idi.

Esasında İskender Pala'nın asker yönünü hiç bilmiyordum, bu kitap sayesinde öğrendim diyebilirim. Yaşadıklarını karşısında, düşücesinin devamlı arkasında olması çok etkiledi beni. Askerliğin kişisel egolar için nasıl kullanıldığını gözler önüne seren bir kitap iskender pala bazı görüş ve harketlerinden dolayı sürekli tayinlere maruz kalır halbuki hiçbir örgüt ya da siyasi görüşle bağlantısı yoktur. Yaptığı birçok şey için hesap vermek zorunda kalır yaşadığı olayları resmi belgelerle de kanıtlayan iskender pala bence güzel bir esere imza atmıştır.

18 Temmuz 2010 Pazar

Durum raporu-8

Uzun süredir yazamıyordum. Yazamama sebebim ise memleketim Tokat'a ailemin yanına sürpriz bir ziyaret yapmamdı. En nihayetinde internet bağlantısı olan bir kafe buldum.

Öyle özlemişimki buraları havası suyu bambaşka benim memleketimin. Tek şikayetçi olduğum yanı geceleri insana huzur vermeyen sivrisinekler.

Bu arada sonunda Dünya Kupası'da bitti. Bilindiği üzere kupayı ispanya kazandı. Hollanda robbenle fırsatları değerlendiremeyince atamayana atarlar felsefesinden yola çıkarak İniesta kupayı getiren golünü attı. Açıkçası bu turnuvada ben Almanya'yı tutuyordum. O da yarı finalde elenince izlemeyi bıraktım. Sadece özet görüntüleri izlemekle yetindim.

2 Temmuz 2010 Cuma

Dünya Kupasu İzlenimlerim-5

Dizinin son bölümünde Almanya-İngiletere maçından bahsetmiştim. İlahi adaletin 44 yıl sonra geldiğinden bahsetmiştim. Dizinin bu bölümünde ise yarı eşleştirmelerinden bahsedeceğim. Maçlar şu şekilde;
  • Uruguay-Gana: Uruguay'ı bu maçta favori olarak görüyorum.
  • Hollanda-Brezilya: Brezilya gol atar. Fakat yaşlı bir kadroya sahip olduğundan Hollandayı avantajlı görüyorum. Hollanda yenik duruma düşse bile çaı kurtarır.
  • Arjantin-Almanya: Bu maç %51 Almanya'nın. Çünkü sistem oynuyorlar Arjantin ise kopuk kopuk oynuyor.
  • Paraguay-İspanya: Bir futbol mucizesi olmazsa İspanya maçı alır.
Evet tahminlerim bu şekilde(iddacılara ilanen duyurulur). Günün fikstürü ise aşağıda belirtildiği gibidir.

Veda ederken: Maçlar TRT 1 ve TRT HD'de...