31 Aralık 2009 Perşembe

Olağan yılbaşı programım

Herkes gibi bende iki üç gün öncesinden yılbaşı eğlence programı hazırladım. Bu yılbaşını arkadaşlarım ile geçireceğim. Bu gece recep arkdaşımızın evinde vereceğimiz ufak çaplı parti kokteyli(aslında parti değil arkadaşlar arası bir eğlence) bir eğlencemiz var. Bu gece için bir playstation III kiraladım ve yanındada bir 82 ekran plazma. Furkanlar çerezleri meşrubatları(içki kesinlikle yok) alacak bende plazma ile oyun konsolunu eve kuracağım. Yusuf ses sistemini getirecek(doğan marka bir arabanın ses sistemi). işte böyle güzel bir gece geçiririz umarım.

21 Aralık 2009 Pazartesi

Durum raporu-6

Sivas'ın yağmurlu günlerine hasret kaldık diyecektim ki o sert rüzgarlı yağmurlu günleri başladı. Penceremin arkasında sandelyeme kurulup sıcak bir içecek eşliğinde manzarayı izlemeye doyamıyorum. Özellikle sabaha doğru(sabah namazından sonra) ve akşam üzeri çok hoş oluyor. En çokta o toprak kokusuna bitiyorum. o kokuyu her hissedişimde Allah'a binlerce kez şükrediyor iyiki bu topraklarda doğan bir nesiliz diyorum. gerçekten çok büyük bir nimet bu değerli dostlarım.

Şu günlerde gazetelerimiz televizyon kanallarımız kapatılan demokratik ve toplum partisinin analizini yapmakla eski dtp milletvekillerinin akibetini tatrışmakla meşgul kimileri mecliste kalsınlar diyor kendileri ise sine-i millet diyor. Valla anlayamıyorum. bu süreçte ne demokrasimize darbe yapıldı nede Türk siyaseti birşey kaybetti. DTP zaten kredisini doldurmuştu.

2 Aralık 2009 Çarşamba

Rauf Orbay'ın Hatıraları (İnceleme)

Üç ay önce çok sevdiğim bir arkadaşımın bana hediye ettiği Sinan matbaasından 1965 yılında çıkmış olan Rauf Orbay'ın Hatıraları adlı kitabın yapmış olduğum kritiğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Kitabın üç ay önce kitaplığımda yerine almasına rağmen iki hafta önce bitirebildim(ara sıra okuya okuya).

Rauf Orbay bu hatıralarında; Sultan Osman dretnotu süvarisi olarak Londra'da bulunurken, birinci dünya savaşının çıkışı ile döndüğü İstanbul'da , Enver Paşanın ısrarıyla kabul ettiği Afganistan siyasi temsilcilik vazifesine askeri bir heyet ile birlikte gidişinden bahsederek başlıyor. Birinci dünya savaşı içinde olup bitenleri ve bahriye nazırı(nazır=bakan) sıfatıyla Mondrosu nasıl yapıp imzaladığını anlatıyor ve bununla birlikte mütareke günlerinde İstanbul'da M. Kemal Paşa ile buluşup giriştikleri çeşitli teşebbüslerle, milli mücadeleye hazırlanış safhasının nasıl geliştiğinden ayrınıtılı olarak bahsetmektedir.

Wolkaca'da yazar oldum

2 gün önce wolkanca.coma yazarlık başvurusnda bulundum. Sağolsun blog sahibi Volkan Yılmaz başvurumu kabul edip banada wolkacada bir köşe tahsis edip yazılarımı yayınlama imkanı verdi. İlk yazımı ilk söz sıfatı ile yazdım. e-aktug Blog,  ihtarname Blog ve wolkanca Blog olmak üzere üç ayrı blogda yazıyorum.

Değerli dostlarım birazda geçen hafta İsviçrede yapılan minareye hayır referandumuna değinmek istiyorum. Bizlere her fırsatta demokrasi dersi verenler neden bu rezalete ses çıkarmıyor veya çıkaramıyorlar, belkide onlarında işine geliyordur bu durum. Eğerki ülkemizde kiliseleri kapatma adına bir referandum gerçekleştirselerdi bütün avrupa ayağa kalkacak insan hakları din ve vicdan özgürlüğü adına nutuklar vereceklerdi. Lakin bu çağdışı uygulamaya ne islam aleminde kayda değer bir tepki geldi nede avrupada isviçre ayıplandı.