29 Kasım 2009 Pazar

Gerici kim acaba?

Bu sefer güldürmeyi beceremedin belkide yılın gafını yaptın belkide zihniyetinin bir tecellisi idi... Levent Kırca'dan bahsediyorum dostlarım son izlediğim bölümünde belgesel adı altında hem güldürü hem düşündürü bir oyun hazırlamışlar hani şu olacak o kadar adlı programda. Haftanın belgeselinin konusu şöyleydi. 1900 lü yılların Osmanlı'sını anlatıyorlar iki üç kadın kara çarşaf giymiş dört beş erkek sakal takmış cübbe giymiş daha doğrusu giydirmişler bir mesaj vermek istedikleri ortada lakin bu mesajı verebilmek için farklı yolları kullanabilirlerdi. Vermek istedikleri mesaj şu değerli dostlarım;

28 Kasım 2009 Cumartesi

Yeni blog projem 'ihtarname'

ihtarname.blogcu.com adresi ile açmış olduğum ilk blogumu uzun bir aradan sonra devam ettirmeye karar verdim. Ancak ihtarname'nin vizyonu tamamen değişti. İhtarname'de bir haftadır ingilizce olarak internet tecrübelerimi yine gündeme dair yorumlarımı basit yalın bir dil ile yazıyorum.

Şimdi sorarsınız durup dururken nereden çıktı bu ingilizce blog yazma hevesi diye. Valla bende bilmiyorum. hem ingilizcemi geliştirmek hemde hayatım özellikle blog yaşantımda farklı yenilikler yapayım derken aklıma böyle birşey geldi. Üniversiteyi bitirince yarım yamalak bir ingilizce ile evime dönmek istemem şahsen. Sizde bilirsiniz ki şu devirde ikinci bir şart.

27 Kasım 2009 Cuma

Memleketimde bayram bir başkadır

Memleketimde bayram bir başkadır değerli dostlarım. Bilindiği üzere Tokat'ın pazar ilçesinde bir aralık akşamı dünyaya gözlerimi açmışım lakin eğitimim nedeni ile şimdi sivasta bulunmaktayım(o ayrı mesele). Herkes gibi bende bu bayramıda ailem ile aile büyüklerim ile geçirmeyi tercih ettim. Büyük bir heyecan ile otobüs biletlerini aldım. ardından ver elini tokat...

Sabah altı gibi herkes kalktı büyük bir heyecan ile kahvaltı falan derken bayram namazı için camiye geçiş yaptık(babam aile büyükleri...). Bayram namazınıda kıldıktan sonra sıra kutsal ibadetmizi yapmaya yani almış olduğumuz kurbalığı Allah'a kurban etmeye gelmişti. 3 saat gibi bir sürede herşey oldu bitti. Öğleden sonra ise annemler her bayramki geleneksel yemeğimiz olan(her aile için) kavurmayı pişirdi(neyse fazla detay sanırım).

17 Kasım 2009 Salı

H1N1 benide ziyaret etti

Uzun zamandır hayatım ile ilgili birşeyler paylaşmayışım H1N1 virüsünün beni bulması ile son buldu. En sonunda bende domuz gribi olanların arasında yerimi aldım.

Değerli dostlarım şu son iki gündür özellikle akşamları olmak üzere yüksek ateş günboyu halsizlik ve dayanılmaz eklem ağrıları ile mücadele ediyorum buna ek olarak belirli periyotlarla meydana gelen kusma hadisesi beni mahvetti. İki gün önce hastanede serum takviyesi ile biraz toparlansamda doktor hastalığın geçirmem için dört beş güne daha ihtiyacım olduğunu düşünüyor. Aslında bu durumumu sizler ile paylaşmayacaktım. Ancak içimden bir ses yaz yaz deyip durdu. Şu an bağışıklık güçlendirici direnç artırıcı ilaçlar ve ek olarak vitamin kokteyli alıyorum. birde günde iki kez olmak üzere kullandığım antibiyotik var...

Hastalığı kısa sürede atlatmak için bol bol sıvı gıda özellikle tavuk suyu almanız geriyor. Virüsün bünyeme bulaşması aşı ihtiyacımı(zaten yağtırmayacaktım) giderdi. Yani hasta olanların tekrar aşıya ihtiyacı yokmuş. Sigara alkol gibi alışkanlıklarımın olmayışı bir anlamda benim can simidim oldu. Şöyle ki bu virüs zatürreye çevirmekle birlikte akciğerlere büyük hasar veriyormuş...
Esen kalın.(kendinize lütfen dikkat edin).

3 Kasım 2009 Salı

Teşekkürler google amca

2 ay önce yapmış olduğum adsense başvurusu üzerine bugün gmail hesabıma onay mailinin gelmiş olması beni bir hayli sevindirdi. Zira adtechin cinsel sağlık ürünleri reklamları sitemin içeriği ile ters düşmekte idi. Bende Adtech'i bırakıp adsense geçtim.

Ayrıca bloguma kendi hazırlamış olduğum orjinal bir tema ile merhaba dedim. 3 gündür üzerinde çalışmış olduğum tema nihayet kararlı sürümüne erişmiş oldu[e-aktug Blog v1.4] :).

Bu arada sivas'a yılın ilk karı dün gece saat 2 gibi düştü şimdiden 5 cm i aştı. Şöyle bir söz vardır bizim buralarda: ilkbahar yaz sonbahar sivas diye... Hakikaten yerinde geceleri ayaza çeviren rüzgar adeta apartmanımızın çatısı dövüyor. Galiba aldığım istihparata göre sivasta domuz gribi ssalgını şimdiden 8'e yükselmiş durumda umarım bizlere birşey olmaz.