20 Haziran 2009 Cumartesi

Bir kaç söz-3

Bu yazımda olaya biraz feylosaf açıdan yaklaşacağım. Bilirsiniz[duymamamış olmanın imkanszılığından dolayı] Türkiye'de 01.01.09 tarihinden itibaren artan bir insandışılılık olaylarını... Cinayetlerden, bilhassa Münevver Karabulut cinayetinden bahsediyorum.

Eskiden şöyle bir terim vardı: Fail-i Meçhul. Cinayetler fail-i meçhul olduğunda aydınlatılamıyor, yapanın yanına kar kalır zihniyetinde üzerine bir sünger çekilip dosyalar tozlu raflarda manzarası pek hoş olmayan yerlerini alıyorlardı. Aradan bir 15-20 sene geçti Fail-i meçhul yıllarının ardından. Peki ya şimdi;

  • Mağdur ortada,
  • Suç ortada,
  • Fail ortada,
  • Adalet nerede?

17 Haziran 2009 Çarşamba

Atatürk'ün ardından Necip Fazıl

68 yıl önce bugün (16 Kasım 1938 Cumhuriyet) Necip Fazıl Kısakürek Atatürk’ün ölümünün ardından bakınız neler yazmış:

“Son onbeş gündür her sabah yatağımızdan kalkıp Dolmabahçe Sarayı’nı yerinde bulduktan sonra ona varlık ve mânâ izafe eden unsurun yok olduğuna inanabilmek yaban bir idrak işkencesi; Atatürk’ten bir parça halinde kalan birçok şey arasında onun yokluğu merkezi olmayan bir daire tasviri gibi içinden çıkılmaz bir muhal hissi veriyor. Fındığın kabuğunu kırmadan içini yiyen korkunç bir sihirbaz edası ile ölüm Atatürk’ü hüviyeti etrafındaki büyük zarfa el değdirmeksizin aldı götürdü.

Ölüm her insanda basit bir tezahür farkı ile aynı marifeti tekrarlamasına rağmen; bu son misalde bulduğu müeyyide kudretini bütün tarih boyunca sık sık ele geçirebilmiş değildir. Yaratıcının bir defa bile şaşırmamaya memur sadık işçisi bu misalde kudretinin her zamanki mevzuu ile mevzuunun bu defâki kudretini bir araya getirdi. Mahalleden bir ölü çıktığı zaman o semt ister istemez kendisine bir alaka payı düştüğünü kabul eder. Ölümünün mücerred sirayet ve ihtarı küçük bir mesafe yakınlığını bir nevî akrabalık haline getirdi. Fakat ne de olsa ölen ne kadar içtimai ve herkese ait hüviyet taşırsa taşısın bu bağ kan ve his yakınlıkları karşısında sadece yapma bir zihin telâşı uyandırmaktan ötürü bir acı duyurmaz.

Bütün dünyada kralına anası kadar yanacak kimse yoktur. Bu zalim ruh kanununa rağmen bu defaki ölüm vatanın her evinden çıkmış kadar göze büyük göründü. Evinizdeki bir kahve fincanının çatlaması bize Yedikule surlarının çöküşünden daha tesirli geldiği halde; bu defaki ölümü hepimiz fi’li ve şahsi bir mülkiyet kaybı ifadesiyle duyduk. İçtimai ölüler arasında her evin ölüsü olabilmiş kahramanlar tek eldeki parmak sayısı kadar azdır.

14 Haziran 2009 Pazar

İstanbul'a çeyrek kala

Artık Avrupa'lı olmanın zamanı geldi. Bu akşam İstanbul yolu bana ufaktan göz kırpmaya başladı. Ben diyorum trenle gidelim-ucuz olsun diye- onlar diyor otobüsle gidelim. Tamam dedim, eyüp ne kadar da cimri imiş lakırtıları kulağıma gelmeye başlar yakında. Neyse akşama yolcuyuz.

Avrupa kıtasına ilk defa ayak basacağımın heyacanı ile yazıyorum bu yazıyı. Bu arada pencereden, top oynayan çocukların sesleri geliyor hafif hafif... Doğrusu imreniyorum şu ufaklıklara-böylesine tasasız, gamsız yaşama-. Ayda yılda ufak bir seyahate çıkacağım ama talihsizler zincirinin ilk halkası daha şimdiden beni buldu(bilirsiniz şu okul olayı-hakan hoca faciası- moralim düzeliyor)... Hafta içi beleşe bağladığım gazeteler haftasonu benden hesap soruyor. Hani şu bizim Nuri abinin büfesindeki gazetelerden bahsediyorum...

2009 ÖSS Puan Hesaplama Motoru

Bilmem kaç milyon kişinin girdiği şu Öğrenci Seçme Sınavı-bilindik bir tabir ile ÖSS- nihayet yapıldı. Öğrencilerde bu stresten kurtuldu. Fazla söze gerek direk olaya girelim linkler aşağıdadır. Kolay gele...

13 Haziran 2009 Cumartesi

Bir Hido Klasiği

Yakında salı pazarlarında "Orlando Magic" formaları-şapkaları-tişörtleri satılmaya başlanacak. Niye mi? NBA dili ile "Hedo Turkoglu" sevgisi çığ gibi büyüyor ve bizde doğal olarak haklı gururumuzu yaşıyoruz. Bir fener, cimbom, beşiktaş taraftarı kadar Orlando taraftarı barındırıyor ülkemiz. Öyleki İstanbul kasımpaşada çakma formalar üretilmeye başlanmış. Bende bir Orlando taraftarı olarak, Hido ile gurur duyuyorum.

Sarsılmaz kişiliği ile bizi elin memleketlerinde temsil ediyor, Türkiye'nin reklamlarını yapıyor doğal olarak onada büyük sorumluluk düşüyor. Dün yine serinin 4. maçı sabaha karşı 4 gibi oynandı. Maçın tamamın izledim. "Dwight Howard"ın olmayacak hatalar yapması-serbest atışta 0/2 yapması- maçı Lakers'a devretti. Yinede dün gecede güzel saatler yaşattı.

12 Haziran 2009 Cuma

Harlem'in Beyaz Atlısı-3

Türkiye'nin son yüzyılda yetiştirdiği en büyük yazarlardandır Ziya Gökalp. Zira onun fikir ve düşüncelerinde Atatürk dahi etkilenmiştir-etkilenmemek mümkün değildir-.

Türkçülüğün Esasları, Türk milliyetçiliğinin sistem kuru-cusu olan Ziya Gökalp'ın en olgun eseridir. Ölümünden bir yıl ön-ce yayımladığı bu eserinde Türk milliyetçiliğine dair bütün Fikir ve tekliflerini bir sistem bütünlüğü içinde ortaya koymuştur. Bu bakımdan Türkçülüğün Esasları her Türk aydını ve özellikle her Türk milliyetçisi için temel eser sayılır. Günümüzde bu esere daha çok ihtiyacımız vardır. Milli kimliğimizi unutmuşken, kimi yazarlar(Orhan Pamuk) ermeni tezlerinin avukatlığına soyunmuşken ellerine bu kitap verilmeli ve nereden geldikleri hatırlatılmalıdır.


Türk fîkir hayatı ve Türk milliyetçiliği için son derece önemli bir eser olan Türkçülüğün Esaslan, değişik zamanlarda resmî ve özel kurumlar tarafından yayımlanmıştır. Bunlann içinde kısmen sadeleştirilenler bulunduğu gibi, eserin dil ve üslübu tamamen değiştirilmiş olanlar da vardır.Bilindiği gibi Türkiye özellikle 1960-1980 yıllannda genel anarşiye bağlı olarak bir de dil anarşisi yaşamıştır.Türkçe'nin sadeleştirilip geliştirilmesi konusu, ilim ve kültür konusu olmaktan çıkmış tamamen "siyasi" veya "ideolojik" bir konu haline getirilmiştir. Türkçe üzerinden yürütülen bu oyunlar Türk milleti üzerinde bir "kültür ihtilali" denemesi yapılmıştır. Türk dil ve kültürü üzerinde oynanan bu korkunç oyundan hem Türkçe hem yeni nesiller büyük zarar görmüştür.[İmza]

7 Haziran 2009 Pazar

Televizyon izlenimlerim

Penceremden sızan güneş ışıkları yüzümde hafif bir terleme bırakıyor. Allah'ım ne sıcak birgün dedirtiyor bana. Şimdiden sıcak-ağustos pazarlarının hayal edemiyorum-. Bu sabah kovanozumda karanfilimin bittiğini farkettim. Dolayısıyla çayımın tadı bugün bana yabancı idi, yinede içtim...

Geçen perşembeyi cumaya bağlayan gece sabaha karşı su içmeye kalktığımda biraz televizyon gezisi yaptım. Kanal sırası 22 ye geldğinde NTV Spor açıldı. NBA final serisi başlamış olacak ki Kobe show yapıyordu. Hidayet tek başına yetemedi Orlando 25 sayı farkla Lakers'a yenildi(100-75). Neyse serinin ilk maçı umarım bir dahakinde böyle bir maç ile karşılaşmam.


Bu aralar televizyon dünyasına fazlaca girdiğimi farkettim. Dün saat 21.00 da usta tiyatrocu levent kırcanın Olacak o kadar programına şöyle bir baktımda porgram eski kalitesinde değil belkide oyuncularının yaşlarının ilerlemiş olmasından geliyor bu.

6 Haziran 2009 Cumartesi

2009 SBS Puan Hesaplama Motoru


Bugün yüzbinlerce öğrencinin girdiği bir sınav ardı Seviye Belirleme Sınavı, kısa adı ile SBS. Fazla birşey söyleyemeceğim ben direk olaya gireyim.


  • 2009-SBS Puan Hesaplama Motoru için tıklayınız.
  • 2009-POLİS KOLEJİ Başvuru Kılavuzunu bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.
  • 2009-PYBS Başvuru Kılavuzunu bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.
  • 2009-PYBS Sesli Başvuru Kılavuzunu bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.
  • 2009-SBS Başvuru Kılavuzunu bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.
  • 2009-SBS Sesli Başvuru Kılavuzunu bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.

2 Haziran 2009 Salı

Almanca Gramer Bilgisi

Otobüs manzaraları-1

Bu sabah belediye otobüsü ile son okulun son günlerimi geçirdiğim o binaya(okul) giderken, ben halk otobüsüne bindikten 1 dakika sonra falan bir amca otobüse adımlarını attı. Yaşı tahminimce 60 küsür vardı. Hali ile insanlık görevi adına-nihayetinde yaşlıdır- amcaya yer verdik. Bir hayır duasını bekledim. Cevap yok idi, anlaşılan konuşmama hakkını kullanıyor diye geçirdim içimden. Yok böyle olmayacaktı, Selamun aleykum amca diye seslendim. Yine cevap yok, üstelemedim sustum, daha doğrusu çekimdim.

Bu konuşmamın üzerinden 5 dakika falan geçti. Ben ayakta gidiyorum, arka kapı tarafından yol alıyorum. Okula gelmek üzereyiz. bir ders sonra sınavım var. Amcad.an bir hayır duasını istedim otobüsten inmeden önce amcanın verdiği cevap şu idi: "Gavur okusanda boşa okumasanda boşa".
Ben olayın şaşkınlığı içerisinde iken arkadan gelen insanlar ne zaman inmeyi düşüyon diye sorunca otobüs maceram bitti.

1 Haziran 2009 Pazartesi

Pagerank artırmanın yolları

PageRank değerinizi arttırmanın yolu sitenize pekçok site tarafından link verilmesiyle olur.

Bu konuda aşağıdaki önerilere uymak doğru olacaktır.

  • Sitenize çok çok fazla siteye link verdirmek
  • Yüksek PageRank elde etmiş sitelere link verdirmek ( Bunu yaparken dikkatli olun, çünkü illegal içerik sağlayan bir sayfadan PageRank değerini çok düşürebilmektedir.)
  • PageRank değeri az olan sayfalara link veriyorsanız, içinde az link olanları tercih etmek
  • Google tarafından iyi arşivlenmesine rağmen pageranki sıfır olan sayfalara link vermemek, çünkü bu size hiçbirşey kazandırmayacaktır. Çünkü böyle sayfalar yasak kod meda 'larında ya da robot.txt dosyalarında belirtmezlerse google arşivleme yapamamaktadır.
  • PageRanki 6 olupta birçok link veren bir sitenin etkisi PageRank'i 4 ama çok az link veren bir siteye oranla düşük olacaktır.
  • DMOZ ve Yahoo buna çok iyi iki örnektir.